Bilgi

Sevgili kardeşlerim!.. Bu sitededeki bütün yazılar,  mp3 sohbetler,  TV programları, tamamen Efendimizden öğrendiğimiz ilimle gerçekleştirilmiştir. Sizler de Allah’a ulaşmayı dileyip, Hacet Namazı ile Allah’a sorarak öğrenip tabi olacağınız Mürşidiniz, Allah’tan aldığı ilimleri sizlere de öğretecektir inşaallah. Allah hepinizden razı olsun.

Neden Allah'a ulaşmayı dilemek BÖLÜM 1
Ferhat BAŞTUĞ - Allah'a ulaşmayı dilemek

lale1

NEDEN ?..
DÜNYA VE AHİRET SAADETİ İÇİN ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK ŞARTTIR
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
ÖNSÖZ
Sevgili kardeşlarim,Allah’ın dini; insanları dünya ve ahretine saadetine ulaştıracak olan “bir sadet davetiyesidir bir saadet recetesidir ve bir saadet garantisidir.
Eğer bugün İslam ülkelerinde bu saadet yoksa insanlarInda hem kendi içlerinde hem başkalarıyla olan münasebetlerinde huzursuzluk yaşıyorlarsa ki bu bir gercek değimli?
O zaman Allah’ın dini yaşanmıyor. Peki kimin dini yaşanıyor?
Herkes kendi dinini yaşıyor. Allah’u Teala Rum suresinin 31. ve 32.ayetlerinde “Allah’a ulaşmayı dileyin ve takva sahibi olun müşriklerden olmayın ki o müşrikler, fırka Fırka oldular şubelere ayrıldılar, her fırka kendi ellerindekilerle ferahlanıyorlar”  buyruluyor.
Allah’ın dini İslam dır tevhid dinidir fırkalar varsa Allah’ın dini yaşanmıyor demektir.O zaman kendi dinlerini yaşıyorlar demektir.
Peygamber Efendimiz (SAV) hadisi şerifinde “Öyle bir zaman gelecekki islamın ismi kur’anın resmi kalacaktır.Mescidler mamur olacak ama içlerinde HİDAYETTEN eser bulunmayacaktır” buyuruyor.

 

İşte şimdi o dönemi yaşıyoruz.Adımız Müslüman kendimiz değiliz,mescidler çok güzel ama içinde namaz kılanlar hidayette değiller.

Neden böyle söylüyoruz?

Çünkü,hayatımıza kur’an ı değil EMANİYYE (el yazması kitapları bakara/78,79) yi tatbik ediyoruz.Emaniyye de bize HİDAYET’in manası “DOĞRU YOLDUR”diyor ve beş şartla sınırlandırılmış dinin gereklerinden biri veya tamamı yani beş şart, yerine getirilirse HİDAYETE erilir diyor.Ve ŞEYTAN’IN ekmeğine yağ sürülüyor,onun emri yerine getiriliyor.(nisa/118,119,120)

Peki HİDAYET’in gercek anlamı nedir?

ALLAH ‘A ULAŞMAKTIR,RUH’UN ÖLMEDEN EVVEL ALLAH’A ULAŞTIRILMASIDIR.(Kitabın içeriğinde ispatlanmıştır)

İşte bu kitapta Allah’utealanın yardımı mürşidimizin himmetiyle”kur’an ı sahabe gibi hayatına tatbik eden mürşidimizden öğrendiğimiz kur’an hakikatlarıyla;

Dünya hayatını yaşarken insan ruh unun Allah’a ulaşmasının,

 *Var olduğunu.

*Farz olduğunu

     *Ve bunun sadece “bizim kalben Allah’a ulaşmayı dilememizle gercekleşeceğini.”

İsbatlamaya çalıştık.

Dileğimiz Allah ın yardımı ve bütün mürşidlerin himmetleriyle bütün insanların bunlardan ibret alarak hayatlarına tatbik edip sahabe gibi dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşmalarıdır.

Not: Kitabın içeriğinde aynı ayetler tekrarlanmıştır.Bu o konunun rahatca anlaşılabilmesi içindir.

   Allah hepinizden razı olsun                              FERHAT BAŞTUĞ

                                                   *******

                                             İÇİNDEKİLER

   Saadet nedir ?

   Allah’a ulaşmanın farz olduğu ve davet edenler

1-Allah’ın daveti

2-Peygamberlerin daveti

3-Resullerin daveti

4-Mürşidlerin daveti

5-Mü’minlerin daveti

   Haşyet sahibi olmak

   İstikametlenmek

   Münib,Enab olmak

   Masiyr

   Mülaki olmak

   Hidayet

   Takva

   Amilussalihat

   İman

   İslam

 

                                          SAADET NEDİR

 

   Saadet,kişinin iç dünyasında,dış dünyasında (başkalarıyla olan ilişkilerinde) ve Allah ile olan (Allah’ın emir ve yasaklarına uymada) ilişkilerinde sulh ve sükunun devamlı oluşudur.

   Neden devamlı diyoruz?- Çünkü nefs imizin arzuları doğrultusunda elde ettiklerimiz,bize kısa bir mutluluk sağlar sonra tekrar huzursuzluk bizi sarar.Örneğin çok arzu ettiğimiz bir otomobile sahip olduğumuzda mutlu oluruz,bir müddet sonra daha iyisine daha yenisine sahip olmak isteriz.Bu da bize “artık bu otomobilin bizi mutlu etmediğini”gösterir.

   İç dünyamızdaki mutsuzluğun sebebi nedir?

   Hepimiz üç ayrı cesetten müteşekkiliz.Fizik vücudumuz.Nefs imiz ve Ruhumuz.

   Nefs,başlangıçta üzerinde 19 kötü afet bulunan bundan dolayı da kötülüğü şiddetle emreden,Şeytanın vesvesesine açık olduğu için AKIL a devamlı kötülüğü müşavere eden (telkin eden) bir negatif özelliğe sahiptir.Ruh ise Allah’ın kendinden ihsan ettiği (içimize üflediği) için hiçbir zaman kötülüğe karışmayan AKIL a devamlı iyiliği,güzelliği müşavere eden,nefs in her hatasında da o’na azap etme yetkisine (halk arasında vicdan azabı olarak bilinen) sahip olan pozitif bir özellikle mücehhezdir.Fizik vücut,nefs ve ruhun  verdiği müşavereyi değerlendiren AKIL ın yönettiği cesedimizdir.

   İşte iç dünyamızdaki huzursuzluk,nefs imizin yaptığı her hatanın arkasından ruhun verdiği azabın neticesidir.

   Dış düyamızdaki huzursuzluk,yine nefs imizin kötü afetleri yüzünden başkalarına karşı yaptığımız yanlış davranışların neticesinde onlardan gelen tepkilerden,aynı zamanda o yanlışlığın karşılığında ruhun nefs e yaptığı azaptan veya bizim için bir imtihan olan bizim irademizin dışında Allah’ın takdir ettiği veya müsaade ettiği nefsimizin hoşlanmadığı olaylardan  dolayıdır.Halbuki bu olaylar bizim için birer hayırdır eger sabredebilirsek.

   Allah ile olan ilişkilerdeki huzursuzluk,yine nefsimizdeki afetler nedeniyle Allah ın emirlerini yerine getirmekte, yasaklarından kacmakta başarılı olamayız bu yüzden günah yükleniriz.Hem o günahın hem de bu yanlışlıklar sebebiyle ruhumuzun nefs imize verdiği azap neticesidir.

   Ozaman belliki, her şey NEFSİN ISLAHINA bağlı.Nefs in ıslahına parelel afetler azalacak dolyısıylada huzursuzluk ta azalacak.Ne zaman ıslah tamamlanırsa afetler yokolacaktır o zaman huzur bütünüyle yaşanacaktır.

   İşte bütün bunların izahı her dönemde beraberimizde var olan ve bize “bir mutluluk davetiyesini,bir mutluluk recetesini ve bir mutluluk garantisini içeren”Allah’ın kitabındadır.

   Allah’uteala yunus suresinin 57.ve 58. ayetikerimelerinde”göğüslerinizdekilere bir ŞİFA olmak için size Allah’tan bir öğüt bir vaaz dır,Allah’ın FAZLI ve RAHMETİYLE FERAHLANSINLAR”buyuruyor.

 10 / YUNUS – 57-58 : Yâ eyyuhen nâsu kad câetkum mev'ızatun min rabbikum ve şifâun limâ fîs sudûri ve huden ve rahmetun lil mu'minîn(mu'minîne). Kul bi fadlillâhi ve bi rahmetihî fe bi zâlike felyefrehû, hûve hayrun mimmâ yecmeûn(yecmeûne).
Ey insanlar! Size, Rabbinizden öğüt (vaaz) ve göğsünüzde olana (nefsinizin kalbindeki hastalıklara) şifa ve mü'minlere hidayet ve rahmet gelmiştir. De ki: “Allah'ın fazlı ve O'nun rahmeti ile artık ferahlasınlar (sevinsinler). O, onların topladıkları şeylerden (dünya mallarından) daha hayırlıdır.”

   Fazıl ve rahmet ne için? Nefs in tezkiyesi,nefs’in ıslahı için.

24 / NUR - 21 : Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil fahşâi vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun).
Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde (şeytanın adımlarına uyduğu taktirde) muhakkak ki o (şeytan), fuhşu (her çeşit kötülüğü) ve münkeri (inkârı ve Allah'ın yasak ettiklerini) emreder. Ve eğer Allah'ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı (nefsinizin kalbine yerleşmeseydi), içinizden hiçbiri ebediyyen nefsini tezkiye edemezdi. Lâkin Allah, dilediğinin nefsini tezkiye eder. Ve Allah, Sem'î'dir (en iyi işitendir) Alîm'dir (en iyi bilendir).

   Bunun başlangıcı da HİDAYET i arzu etmek yani Allah’a ulaşmayı dilemektir cünkü hidayet,Allah’a ulaşmaktır.

13 / RAD - 27 : Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihi), kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb(enâbe).
Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O'na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).”

42 / ŞURA - 13 : Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîh(fîhi), kebure alel muşrikîne mâ ted’ûhum ileyh(ileyhi), allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).
(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh'a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm'e, Hz. Musa'ya ve Hz. İsa'ya vasiyet ettiğimiz şeyi sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah'a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O'na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

2 / BAKARA - 120 : Ve len terdâ ankel yahûdu ve len nasârâ hattâ tettebia milletehum kul inne hudâllâhi huvel hudâ ve leinitteba’te ehvâehum ba’dellezî câeke minel ilmi, mâ leke minallâhi min veliyyin ve lâ nasîr(nasîrin).
Sen onların dînine tâbî olmadıkça (uymadıkça) ne yahudiler ve ne de hristiyanlar senden (asla) razı olmazlar. De ki: “Muhakkak ki Allah'a ulaşmak (var ya) işte o, hidayettir.” Sana gelen bunca ilimden sonra eğer onların hevalarına uyarsan andolsun ki; Allah'tan sana ne bir dost ve ne de bir yardımcı olur.

3 / AL-İ İMRAN - 73 : Ve lâ tu’minû illâ li men tebia dînekum, kul innel hudâ hudallâhi en yu’tiâ ehadun misle mâ ûtîtum ev yuhâccûkum inde rabbikum, kul innel fadla bi yedillâh(yedillâhi), yu’tîhi men yeşâ’(yeşâu), vallâhu vâsiun alîm(alîmun).
Ve (Ehli Kitap): “Sizin dininize tâbi olandan başkasına inanmayın.” (dediler). (Habibim onlara) De ki: “Muhakkak ki hidayet (insan ruhunun ölmeden önce Allah'a ulaşması), (Allah'ın kendisine ulaştırması)s Allah'ın hidayetidir, size verilenin bir benzerinin, bir başkasına verilmesidir.”. Yoksa onlar, Rabbinizin huzurunda, sizinle çekişiyorlar mı? (Onlara) De ki: “Muhakkak ki fazl Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir.” Ve Allah, Vâsi'dir (ilmi geniştir, herşeyi kapsar), Alîmdir (en iyi bilendir).

   Maide suresinin 105.ayetikerimesinde mutsuzluğun gidrilmesinin nefs in tezkiyesiyle ulaşılan hidayet olduğu acıklanıyor.

5 / MAİDE - 105 : Yâ eyyuhellezîne âmenû aleykum enfusekum, lâ yadurrukum men dalle izehtedeytum ilâllâhi merciukum cemîân fe yunebbiukum bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).
Ey âmenû olanlar! Nefsleriniz, üzerinizedir (nefsinizin sorumluluğu üzerinize borçtur). Siz hidayette iseniz, dalâletteki bir kimse size bir zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allâh'adır. O zaman yapmış olduğunuz şeyleri size haber verecek.

   Allah’a ulaşmayı dileyen kişiyi (enab,münib olan) kendine hidayet edceğini garantilemiş Allah’uteala.Hidayete ermek için Allah’ın doktorları (mürşidler,resuller) tarafından verilen receteler uygulandığında başlayan AMİLUSSALİHAT (nefsi ıslah edici ameller-tezkiye işlemi) o kişiyi hidayete erdirecek ve HUZURSUZLUK, nefs in ıslahı parelelinde gittikce azalarak bir gün yok olacaktır.

10 / YUNUS - 9 : İnnellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti yehdîhim rabbuhum bi îmânihim, tecrî min tahtihimul enhâru fî cennâtin naîm(naîmi).
Muhakkak ki âmenû olanlar ve amilüssalihat (nefs tezkiyesi) yapanlar, îmânlarından dolayı Rab'leri, onları hidayete erdirir. Onlar, altlarından ırmaklar akan naîm cennetlerindedirler.

20 / TAHA - 82 : Ve innî le gaffârun li men tâbe ve âmene ve amile sâlihan summehtedâ.
Ve muhakkak ki Ben, (mürşidin önünde 12 ihsanla) tövbe edenler ve (ikinci defa) âmenû (kalbine îmân yazıldığı için îmânı artan mü'min) olanlar ve salih amel (zikir) yapanlar (nefsi ıslâh edici amel işleyenler) için mutlaka Gaffar'ım (onların günahlarını sevaba çevirenim). Sonra onlar, (Benim tarafımdan) hidayete erdirilir (ölmeden önce ruhları Allah'a ulaştırılır).

 

Yorumlar 

 
0 #5 sahabün el ahirin 06-10-2015 14:25
SAV.Kardeslerim bakin burada saldiran bazi gafillere bakipta mahzunda olmayin bu zatler ne demis burda telefon acin sorun bilemeyecektir bunlar hep var olacak onlar her zamanin gafilleridir bu ilim onlara gelemiyecek cünkü onlar kendi ellerinyle ve dilleriyle engel oluyorlar oysaki kimse onlara böyle olun demiyor onlar bir mürsidi arayip ben kimim deseler o mubarekte onlari tanisa onlar yine inanmazlar cünkü onlar o sekilde kodlanmis Allah onlara yardim etsin Allah razi olsun
Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
0 #4 karanlık 07-07-2014 04:03
MİHİR [censored]İN YALANININ İSPATIBEN ALLAH.CC KONUŞUYORUM. DEMESİ YALAN KONUŞTUĞUNUN İSPATI BASİTTİRVE ALLAH.CC NASIL İFTİRA ATTIĞINI ANLICAKSINIZNE DE KALP GÖZÜ ACIKTIR HERŞEYİ YALANDIR ..İSPATI COK KOLAYDIR TELEFON ACTIRIN BİRİNE BEN KİMİM DESİN ASLA CEVAP VEREMİCEKTİR... ALLAH.CC SOR ÖĞREN DEYİN HEMEN... ONUDA SÖĞLEYEMEYECEKT İR HEMEN KIVIRMAYA BAŞLICAKTIR... VE HERŞEYİN YALAN OLDUĞUNU ANLICAKSINIZ SİZİ NASIL KANDIRDIĞINI DİNDEN ETTİĞİNİ .. SOYDUĞUNU... SADECE ONA DEĞİL BEN EVLİYAYIM DİYEN SAHTEKAR ADAMLARINIDA KALP GÖZÜM ACIK DİYEN SAHTEKARLARADA.. OYUNLARI HEMEN BOZULACAKTIR ŞEYTANIN OYUNLARI HER ZAMAN ZAYIFTIR ...DENEYİN GÖRÜN ... VE BU TEPLİĞDEN SONRADA TELEFONLARA BAKMICAKTIR ALLAH.CC SIZ KİTAPSIZ SAHTEKAR SİZ KENDİNİZ ARAMAYIN AMA SESİNİZDEN VEYA TEL NONUZDAN TANIRLAR SİZİ HADİ KOLAY GELSİNŞİMDİ BENİ ALLAH.CC SORUN DİYEN SAHTEKAR MİHİR [censored] YOK BİZ ALLAH.CC SORMUYOZ SEN SOR BİZİM KİM OLDUĞUMUZU SÖĞLE HEMEN KONUYŞUYONYA SEN SAHTEKAR KERAMET GÖSTER BAKALIm
Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
0 #3 kolay 12-06-2014 05:12
SAHTE MEHTİDEN SAHTE MEHTİYELER MİHİR [censored] SEN NE AYAKSIN BÖĞLE SANA SÖZLER YETMİYO ....MÜMİNLER SANA GÖRE COK SALAK DEMİ SAHTEKAR ŞEREFSİZ BİLE DEMEK AZ GELİR SANA SOYTARI ... BU SÖZDEN NASIL MEHTİYE YAPTIN ... -------------------------------------------------. seddeyn iki kaş İskende oltasında
Cem' ü cemû'l cem ile feth oldu ebvab-ı Hûdaİ ------------------ --------------------------------------------- LAN SAPIK MİHİR MU SÖZ HİKAYE LAN...SAHTEKARİnsanın kaşlarını, gözlerini Çin seddine benzetiyor. Sedd bir, seddeyn iki. Şu iki kaş, seddeyn. [censored] ortasındadır.Hükümet kafa, gönül köşktür. İcra organı da bu iki kaşın arasıdır. Çünkü beyin burada. Beş duyu burada. Taht, iki kaşın ortasıdır. İnsanı anlatıyor. Hani o Çin seddi var ya o senin iki kaşındır. Onun ortasında oturan [censored]'dir. Burada "[censored]" sözü zata işarettir.
Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
0 #2 kolay 12-06-2014 05:12
Konu, [censored]'e gelmişken işlemeye çalıştığımız konuya da açıklık getirmesi bakımından tamamen tasavvuf olan [censored]'le ilgili bir hikâyeyi anlatmayı uygun gördüm:
Büyük [censored], veziriyle birlikte tebdil-i kıyafet edip kendilerini tamamen halkın gözünden saklayarak (kamufle ederek) ülkesine seyahate çıkar. Onca gezip dolaştığı yerlerde, şehirlerde kimse onları tanıyamaz.DEVAMINIDA OKUYABİLRSİNİZ......http://ertugrulca.blogspot.com.tr/2012/12/halveti-sabani-seyhi-yakupzade-mustafa.html?spref=fb EN SON BÖLÜMÜ OKUYUN...
Alıntı | Yöneticiye raporla
 
 
0 #1 kolay 12-06-2014 05:09
MİHİR [censored]İN BU SÖZDEN NASIL MEHTİYE YAPTIĞINI GÖRELİMMİ SAHTEKARIN KENDİNİ H.Z MEHTİ GÖSTERMEK İCİN YAPMADIĞI KALMADI ADİ İTİN... BİRDE BÜYÜK HARFLERLE SÜSLEMİŞ MİLLETİ KEKLİCEKYA BULALAMZLARYA ........(MEHMET DUMLU KÜTAHYEVİ HZ.DİVANI:Ö.2011)
BİLİNSİNKİ;İSTE YENLER (Allah’a ulaşmayı dileyenler),[ce nsored] AS’IN OLTASINDA (O’nun Dergahında-Ana Dergah’ta)TOPLA NIP, “HAKK’KIN KAPISI”FETH’OLD U (Allah’ın kapısı açıldı herkes Allah’a ulaştı),HİDAYET E ERDİ
Bil ki seddeyn iki kaş [censored] oltasında
Cem' ü cemû'l cem ile feth oldu ebvab-ı Hûda
BİLİNSİNKİ;İSTE YENLER (Allah’a ulaşmayı dileyenler),[ce nsored] AS’IN OLTASINDA (O’nun Dergahında-Ana Dergah’ta)TOPLA NIP, “HAKK’KIN KAPISI”FETH’OLD U (Allah’ın kapısı açıldı herkes Allah’a ulaştı),HİDAYET E ERDİ
“MEHMET DUMLU KÜTAHYEVİ HZ”
Devamını oku: http://ozgul-oncu.webnode.com.tr/news/mehmet-dumlu-kutahyevi-hz-divani-o-2011/
Alıntı | Yöneticiye raporla
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile