Bilgi

Sevgili kardeşlerim!.. Bu sitededeki bütün yazılar,  mp3 sohbetler,  TV programları, tamamen Efendimizden öğrendiğimiz ilimle gerçekleştirilmiştir. Sizler de Allah’a ulaşmayı dileyip, Hacet Namazı ile Allah’a sorarak öğrenip tabi olacağınız Mürşidiniz, Allah’tan aldığı ilimleri sizlere de öğretecektir inşaallah. Allah hepinizden razı olsun.

KUR'AN VE HADIS IŞIGINDA MEHDİ RESUL
Ferhat BAŞTUĞ - 'KUR'AN,HADİS VE EVLİYA DİVANLARIYLA MEHDİ AS

lale5KUR'AN VE HADIS IŞIGINDA MEHDİ RESUL

Mehdinin lugat anlami kendisi hidayete ermiş, başkalarini hidayete erdiren ve vesile olan demektir.Mehdi kelimesi Kur'an-i Kerim'de " muhted " olarak gecmekte dir.A'raf 178, Kehf 17, Isra 97 ayetlerine göre mehdiler hidayete ermis kisilerdir.

KEHF-17: men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden). Allah, kimi Kendisine ulaştırırsa, işte o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa (kim Allah’a ulaşmayı dilemezse) artık onun için velî mürşid (irşad eden evliya) bulunmaz.

A'RÂF-178: Men yehdillâhu fehuvel muhtedî ve men yudlil fe ulâike humul hâsirûn(hâsirûne). Allah kimi hidayete erdirirse (kendisine ulaştırırsa), artık o hidayete ermiştir. Ve kim dalâlette bırakılırsa, işte onlar, onlar artık hüsrana uğrayanlardır (nefslerini hüsrana düşürenlerdir). İSRÂ-97: Ve men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehum evliyâe min dûnih(dûnihî),...

Ve Allah, kimi (Kendisine) ulaştırırsa, artık o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa (kim Allah’a ulaşmayı dilemezse),...

Yasin 21, A'raf 159, 181 ayetlerini inceledigimizde ise her devirde, devrin imami olan mehdilerin baskalarini hidayete erdirdigini görmekteyiz.

YÂSÎN-21: İttebiû men lâ yes’elukum ecren ve hum muhtedûn(muhtedûne). (Tebliğlerine karşılık) sizden ücret istemeyen (bu) kişilere tâbî olun. Ve onlar, mehdilerdir (hidayete ermiş ve hidayete erdirenlerdir).

A'RÂF-181: Ve mimmen halâknâ ummetun yehdûne bil hakkı ve bihî ya’dilûn(ya’dilûne). Ve yarattıklarımızdan bir ümmet vardır ki, Hakk’a (Allah’a) ulaştırırlar ve onunla adaletle hükmederler.

A'RÂF-159: Ve min kavmi mûsâ ummetun yehdûne bil hakkı ve bihî ya’dilûn(ya’dilûne). Ve Musa (A.S)’ın kavminden bir ümmet vardır. Hakk’a hidayet ederler (hidayete ulaştırırlar). Ve onunla (hak ile) adaletle hükmederler. Her devirde hidayetciler (Mehdi'ler) vardir.Rad 7,Zümer 23,36,Mü'min 33,Enam 82,Yasin 21,A'raf 181,Bakara 38,Taha 123

RA'D-7: Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihî), innemâ ente munzirun ve li kulli kavmin hâd(hâdin). Ve kâfirler derler ki: “O’nun üzerine Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” Sen, sadece bir uyarıcısın ve bütün kavimler için hidayetçi vardır (zamanın her parçasında ve bütün kavimlerde).

ZUMER-36: E leysallâhu bi kâfin abdeh(abdehu), ve yuhavvifûneke billezîne min dûnih(dûnihî), ve men yudlilillâhu fe mâ lehu min hâd(hâdin). Allah kuluna kâfi değil mi? Ve seni, O’ndan (Allah’tan) başkaları ile (başka ilâhlarla, putlarla) korkutuyorlar. Allah kimi dalâlette bırakırsa, o zaman onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.

*Hadis-i serif: "Size Allah'a karsi takvayi, basiniza siyah bir köle bile gelse emrini dinleyip ona itaat etmenizi tavsiye ederim. Icinizden yasayacak olanlar cok ihtilaflar göreceklerdir. Benim sünnetime ve MÜRSID HALIFE MEHDILERIN sünnetlerinin yolundan ayrilmayiniz. Bu yola simsiki sariliniz, sonradan ortaya cikanlardan kacininiz, cünkü her bid'at dalalettir." (Ebu Davud ve Tirmizi)

***Peygamberlerin oldugu devirlerde, peygamberler, Allah'in emriyle insanlari Allah'a ulastiran (hidayete erdiren) imamlardir.

ENBİYA-73: Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâh(zekâti), ve kânû lenâ âbidîn(âbidîne). Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular.

***Peygamberlerin olmadigi devirlerde, veli resullerin icinden, Allah'in tayin ettigi devrin imami, Allah'in emriyle insanlari Allah'a ulastiran (hidayete erdiren) imamdir.

SECDE-24: Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne). Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık ve sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.

''Benden sonra nebi gelmeyecek,alimler gelecek,halifeler gelecek,onlara tabi olan bana tabi olur,onlara asi olan bana asi olur.'' Sahih buhari 9.cilt 1409.hadis sahih buhari 11.cilt sayfa 181

" Her devirde beni temsilen 1 kisi var. Hz.isa (A.S.)'i temsilen 3 kisi var. Hz.Musa (A.S.)'i temsilen 7 kisi var.Hz.ibrahim (A.S.)'i temsilen 40 kisi var." Hadis-i Serif

" insanlar kutbu nübüvvetle veya kutbu velayetle hidayete ererler. " imam'i Rabbani

Devrin imamlari Secde 24'e göre insanlari hidayete erdirirler, mürsidler ise hidayete erdirmeye vesiledirler.

MAİDE-35: Yâ eyyuhellezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne). Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler)! Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki; siz felâha erersiniz.

***Allahû Tealâ her kavimde mutlaka resûl beas eder, vazifeli kilar. Ama her kavimde nebî beas etmez, hayata getirmez.

NAHL-36: Ve le kad beasnâ fî kulli ummetin resûlen eni’budûllâhe vectenibût tâgût(tâgûte), fe minhum men hedallâhu ve minhum men hakkat aleyhid dalâleh(dalâletu), fe sîrû fîl ardı fanzurû keyfe kâne âkıbetul mukezzibîn(mukezzibîne). Ve andolsun ki Biz, bütün ümmetlerin (milletlerin, kavimlerin) içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık). (Allah’a ulaşmayı dileyerek) Allah’a kul olsunlar ve taguttan (insan ve cin şeytanlardan) içtinap etsinler (sakınıp kurtulsunlar) diye. Onlardan bir kısmını, (Resûlün daveti üzerine Allah’a ulaşmayı dileyenleri) Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının (dilemeyenlerin) üzerine dalâlet hak oldu. Artık yeryüzünde gezin. Böylece yalanlayanların akıbetinin, nasıl olduğuna bakın (görün).

**Hadis-i serif: "Muhakkak Hak Teala (cc) Hz.leri bu ümmete bais eder gönderir. Her asırda (Her dönmede) bir kimse din işlerini yeniler, tazeler, ba'seder. Sizden bir taife halki Hakk'a (cc) davetle meşgul olurlar. Bunlar ehli haktir. Bu kimseler din işlerini yeniler, tazeler. Bu Allah (cc) Hz.leri'nin dostları, Allah-ü Teala (cc) Hz.leri'ni kullarına sevdirirler." (Sahih-i Buhari; Müslim,Sünen-i Ebu Davud, 5/100) (Yeb’asü lihazihil ümmeti Alâ ra’si külli mieti senetin men yüceddidü leha diyneha")

**Müceddid:Yenileyen,yenileyici.Sahih hadislerle bildirilen,her yüzyil basinda dini hakikatleri devrin ihtiyaclarina göre aciklamak üzere gönderilen büyük alim ve

Peygamberimizin (SAV)'in varisi olan ZAT.

**Hadis-i Serif:"El ulamau verasetul enbiya, hukemau ulamau kedau en enbiyaye min fekhihim.

Alimler, Resulullah'in varisleridir,hikmet sahibi alimler,fikih acisindan nebiler seviyesindedirler."

Emirdağ Lahikası, 260

Gerçi her asırda hidayet edici, bir nevi Mehdi ve müceddid geliyor ve gelmiş, fakat her biri üç vazifeden birisini bir cihette yapması itibariyle, ahir zamanın Büyük Mehdi ünvanını alamamışlar. ( Said-i Nursi Hz.)

Peygamberler belirli zamanlarda ve kendi kavimlerinde yasamislar. Fakat resûller her kavme ardarda, hic arası kesilmeksizin her zaman parcasinda gönderilmişler. MU'MİNUN-44: Summe erselnâ rusulenâ tetrâ, kullemâ câe ummeten resûluhâ kezzebûhu fe etbâ’nâ ba’dahum ba’dan ve cealnâhum ehâdîs(ehâdîse), fe bu’den li kavmin lâ yu’minûn(yu’minûne). Sonra Biz, resûllerimizi ardarda (arası kesilmeksizin) gönderdik. Her ümmete resûlü geldiği zaman, her defasında onu yalanladılar. Biz de onları birbiri arkasından (helâk ettik). Ve onları efsane kıldık. Artık mü’min olmayan kavim (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun.

BAKARA-87: Ve lekad âteynâ mûsâl kitâbe ve kaffeynâ min ba’dihî bir rusuli ve âteynâ îsâbne meryemel beyyinâti ve eyyednâhu bi rûhil kudus(kudusi), e fe kullemâ câekum resûlun bimâ lâ tehvâ enfusukumustekbertum, fe ferîkan kezzebtum ve ferîkan taktulûn(taktulûne). Andolsun ki Biz, Musa’ya kitap verdik ve ondan sonra da birbiri ardından (araları kesilmeksizin, peşpeşe) resûller gönderdik. Ve Meryem’in oğlu İsa’ya beyyineler (açık kanıtlar) verdik ve onu Ruh’ûl Kudüs ile destekledik. Her ne zaman size bir resûl, nefslerinizin hoşlanmadığı bir şeyle (emirle) geldiyse, hemen kibirlendiniz. Bu sebeple bir kısmını yalanladınız ve bir kısmını da öldürdünüz.

***Hadis-i serif: "Yeryüzü Halilürrahman (AS) gibi (kullara acıyan) kırk (abdal) kişiden katiyen hali kalmaz. Onların sayesinde size yağmur verilir. Onların sayesinde (dünyevi ve uhrevi) zafere kavuşturulursunuz. Onlardan (yani O hak dostlarından) biri vefat eder etmez derhal Allah (CC) Hz.leri yerine başka birini tayin eder."(Ramuzel Hadis 4384 Nolu Had. Şer.)

Her devirde insanlarin kendi içlerinden, o kavimde vazifeli kilinan ve o kavmin lisanı ile konuşan bir resûl söz konusudur. İBRÂHÎM-4: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ bi lisâni kavmihî li yubeyyine lehum, fe yudillullâhu men yeşâu ve yehdî men yeşâ’(yeşâu), ve huvel azîzul hakîm(hakîmu). Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin (açıklasın) diye. Öyleyse Allah, dilediğini (Allah’a ulaşmayı dilemeyenleri)

dalâlette bırakır. Dilediğini (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) hidayete erdirir. Ve O, Azîz’dir, Hikmet Sahibi’dir.

AHİR ZAMANDA GELECEK OLAN MEHDİ AS İÇİN KUR’ANDAKİ KESİN DELİLLER DE AŞAĞIDAKİ AYETLER DE VERİLMİŞTİR.

Al-i imran 81,Duhan 10,11,12,13,14,Furkan 27,28,29,30 ayetleri Peygamber Efendimiz SAV'den sonra bir resul gelecegini ifade etmektedir.Bu resul peygamber olmasi mümkün olmayan VELI RESUL'dür.Ahir zamandaki bu resul'e şeriat kitabi inmemiş, tam aksine Al-i imran 81 ayetine göre bu resulün kendisinden önce gelen kitaplari tasdik edecegi ve kendisine Nebilerin (Peygamber Efendimizde dahil) yardim edecegi belirtilmektedir.

AL-İ İMRAN-81: Ve iz ehazallâhu mîsâkan nebiyyîne lemâ âteytukum min kitâbin ve hikmetin summe câekum resûlun musaddikun limâ meakum le tu’minunne bihî ve le tensurunneh(tensurunnehu), kâle e akrartum ve ehaztum alâ zâlikum ısrî, kâlû akrarnâ, kâle feşhedû ve ene meakum mineş şâhidîn(şâhidîne). Hani o zaman ki; Allah, peygamberlerin (nebîlerin) MİSAK’ini (yeminini) almıştı: “Andolsun ki; size Kitap ve hikmet verdim, sizlerden sonra sizinle beraber bulunanı (Allah’ın sizlere verdiği kitapları) tasdik eden Resûl gelince, O’na mutlaka îmân edecek ve O’na mutlaka yardım edeceksiniz. Bunu ikrar ettiniz mi ve bu ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?” “İkrar ettik.” dediler. “Öyle ise şahit olun. Ben de sizinle beraber şahitlerdenim.” buyurdu.

Rabbimiz Al-i imran 81'de nebilerin arasinda Peygamber Efendimiz S.A.V.inde bulundugunu Ahzab 7 'de acikliyor.

AHZAB-7: Ve iz ehaznâ minen nebîyyîne mîsâkahum ve minke ve min nûhın ve ibrâhîme ve mûsâ ve îsebni meryeme ve ehaznâ minhum mîsâkan galîzâ(galîzan). O zaman ki; Biz, nebîlerden onların misaklerini almıştık. Ve senden ve Hz. Nuh’tan ve Hz. İbrâhîm’den ve Hz. Musa’dan ve Meryemoğlu Hz. İsa’dan ve onlardan ağır bir misak aldık.

Allah, Al-i imran 82'ye göre, nebilerden sonra gelecek olan Resulü kim inkar ederse, o kisiye fisktadir buyuruyor.

AL-İ İMRAN-82: Fe men tevellâ ba’de zâlike fe ulâike humul fâsikûn(fâsikûne). Artık bundan sonra (Allah 81. âyetteki Resûl’den bahsettikten sonra), kim yüz çevirirse (nebîlerden sonra gelecek olan bu Resûl’ü inkâr ederse); işte onlar, onlar FASIK’lardır.

Hadis-i serif: "Kim Bana itaat ederse muhakkak ki Allah'a itaat etmis olur. Kim Bana isyan ederse, Allah'a isyan etmis olur. Her kim Imam'a (Kamil Mürside veya devrin Imam'ina) itaat ederse, muhakkak ki Bana itaat etmis olur. Her kim Imam'a isyan ederse, muhakkak ki Bana isyan etmis olur." (Ibni Mace 8/2589)

Osmanlica -Türkce ansiklopedik Büyük Lugatin 1985 baskisinda sayfa 607 .

MEHDI: Hidayete eren veya hidayete vesile olan. Sahibuzzaman, Hususi ve Sahsi bir tarzda Allahin hidayetine mazhar olan, kendisine Cenab-i Hakk tarafindan yol gösterilen, manasinadir. Bu kelime ihtida etmis olanlar icin de kullanilmistir.MEHDI-YI RESUL, MEHDI-YI MUNTAZIR da denir.Ahir zamanda gelip bütün müslümanlari Hakaik-i Imaniye ve Kuraniyeyi cami eserleri ile uyandiracak, dinlerini takviye ve imanlarini tecdit edecek olan Peygamberimiz (A.S.M) Alinden bir Zattir.

Mehdi-yi Resul: Mehdi AS'in peygamber olmayan bir resul olusunu ifade eder.

Mehdi-yi Muntazir: Ahir zamanda Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed SAV'in kendi soyundan gelecegini müjdeledigi "ümmetimin en hayirlisi" diye buyurdugu ZAT'tir.

Said-i Nursi Hz. Emirdag Lahikasi, 259:" Cok defa mektuplarimda isaret ettigim gibi, Mehdi Al-i Resul'ün temsil ettigi kudsi cemaatinin şahs-i manevisinin üc vazifesi var. Eger cabuk kiyamet kopmazsa ve beser bütün bütün yoldan cikmazsa, o vazifeleri Onun cemiyeti ve seyyidler cemaati yapacagini rahmet-i ilahiyyeden bekliyoruz. "

Duhan 10,11,12,13,141, ayetlerinde yine Yüce Rabbimiz Peygamber Efendimiz s.a.v.'e hitap ediyor ve kendisinden sonra bir resul gelecegini, insanlarin O Resulden yüz cevirecegini ve O'na "ögretilmis deli" diyeceklerini bildiriyor.

DUHAN-10: Fertekib yevme te’tîs semâu bi duhânin mubîn(mubînin). Artık göğün, apaçık duman (fitne) getireceği günü gözle

DUHAN-11: Yagşân nâs(nâse), hâzâ azâbun elîm(elîmun). (O fitne ki) insanları (insanların büyük kısmını) sarmıştır. İşte bu, elîm bir azaptır.

DUHAN-12: Rabbenekşif annel azâbe innâ mû’minûn(mû’minûne). Rabbimiz, azabı bizden kaldır. Muhakkak ki biz, mü’minleriz.

DUHAN-13: Ennâ lehumuz zikrâ ve kad câehum resûlun mubîn(mubînun). Onlara (herşeyi) açıklayan bir resûl gelmişti. (Buna rağmen resûlün söylediklerinden) ibret almadılar.

DUHAN-14: Summe tevellev anhu ve kâlû muallemun mecnûn(mecnûnun). Ve (O’NA) (şeytan tarafından vahyedilerek) “öğretilmiş” ve “deli” dediler ve sonra O’NDAN yüz çevirdiler.

Mehdi Resul döneminde kendi kavminin Kur'an'i terkedecegi bildiriliyor.

FURKAN-27: Ve yevme yeadduz zâlimu alâ yedeyhi yekûlu yâ leytenîttehaztu mear resûli sebîlâ(sebîlen). Ve o gün, zalim ellerini ısırır: “Keşke resûlle beraber (Allah’a giden) bir yol ittihaz etseydim.” der.

FURKAN-28: Yâ veyletâ leytenî lem ettehız fulânen halîlâ(halîlen). Yazıklar olsun, keşke ben filanı (o kişiyi) dost edinmeseydim.

FURKAN-29: Lekad edallenî aniz zikri ba’de iz câenî, ve kâneş şeytânu lil insâni hazûlâ(hazûlen). Andolsun ki; bana zikir (Kur’ân’daki ilim) geldikten sonra beni zikirden saptırdı ve şeytan, insana yardımı engelleyendir.

FURKAN-30: Ve kâler resûlu yâ rabbi inne kavmîttehazû hâzel kur’âne mehcûrâ(mehcûran). Ve resûl: “Ey Rabbim! Muhakkak ki benim kavmim, bu Kur’ân’dan ayrıldı (Kur’ân’ı terketti).” dedi.

Sahabe-i Kiram ise Kur'an'i terketmemis, Kur'an'in bütününe iman etmistir.

ÂLİ İMRÂN-119: Hâ entum ulâi tuhıbbûnehum ve lâ yuhıbbûnekum ve tû’minûne bil kitâbi kullih(kullihi), ve izâ lekûkum kâlû âmennâ, ve izâ halev addû aleykumul enâmile minel gayz(gayzi), kul mûtû bi gayzikum, innallâhe alîmun bi zâtis sudûr(sudûri). (Ey mü’minler)! Siz öyle kimselersiniz ki; onlar, sizi sevmedikleri halde siz, onları seversiniz ve siz Kitab’ın bütününe îmân edersiniz. Onlar, sizinle karşılaştıkları zaman: “Îmân ettik.” derler. Ama tenhada, kendi başlarına kaldıkları zaman size olan öfkelerinden (dolayı), parmak uçlarını ısırırlar. De ki: “Öfkenizle ölün.” Hiç şüphesiz Allah, sinelerde olanı bilir.

Kur'an-ı Kerîm son şeriat kitabı olup Hz.Muhammed (SAV)'e indirildi. O Nebîlerin sonuncusudur.

AHZAB-40: Mâ kâne muhammedun ebâ ehadin min ricâlikum, ve lâkin resûlallâhi ve hâtemen nebiyyin(nebiyyine), ve kânallâhu bi kulli şey’in alîmâ(alîmen). Muhammed (A.S), sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası olmamıştır (değildir). Fakat Allah'ın Resûl'ü ve Nebîlerin (Peygamberlerin) Hatemi'dir (Sonuncusu). Allah, herşeyi en iyi bilendir.

" Allah beniisrail zamaninda bir peygamberden sonra arkasindan bir peygamber daha gönderirdi. Ben son peygamberim. Benden sonra peygamber gelmeyecek, halifeler gelecek. Kim halifelere itaat ederse tabi olursa, bana itaat etmis gibi olur." Hadis-i Serif

Kiyamete kadar şeriat hükmü icermeyen sohbet kitaplari gelecek.

RA'D-38: Ve lekad erselnâ rusulen min kablike ve cealnâ lehum ezvâcen ve zurriyyeh(zurriyyeten), ve mâ kâne li resûlin en ye’tiye bi âyetin illâ bi iznillâh(iznillâhi), li kulli ecelin kitâb(kitâbun). Andolsun, senden önce de resûller gönderdik. Onlara da eşler ve zürriyyet (çocuklar) kıldık. Bir resûl için, Allah’ın izni olmaksızın bir âyet getirmesi olmaz (mümkün değildir). Her zamanın, bir kitabı vardır.

Bilinmeyen taraflariyla Bediüzzaman Said-i Nursi, Necmeddin Sahiner s.434

" Risale-i Nur benim şahsi malim degildir.Kur'an-i Hakim'in bu zaman da teressuh eden bir Mucize-i Maneviyesidir. "

Esref Rumi Hz. Divan

"Ol dost Sultandir. ben O'na kul,

Her dem yeni yeni nüzul,

Andandir bu cümle usul."

(Her an Allahu Teala'dan inen, nüzul eden yeni seyler, Ondandir her bahsimiz.)

A'raf 63'de ve Neml 82'de Allahu Teala Mehdi Resul'e yazdirdigi RISALET NURLARI kitabindan bahsetmektedir.

A'RÂF-63: E ve acibtum en câekum zikrun min rabbikum alâ raculin minkum li yunzirekum ve li tettekû ve leallekum turhamûn(turhamûne). Sizi uyarması ve takva sahibi olmanız için, içinizden bir adama, Rabbinizden bir zikrin gelmesine mi şaşırdınız? Ve böylece rahmet olunursunuz.

NEML-82: Ve izâ vakaal kavlu aleyhim ahracnâ lehum dabbeten minel ardı tukellimuhum ennen nâse kânû bi âyâtinâ lâ yûkınûn(yûkınûne). Onların üzerine (Allah’ın Kitap’ta söylediği) söz vuku bulunca, onlara arzdan dabbe çıkardık (çıkarırız). İnsanların (Kitap’taki) âyetlerimize yakîn hasıl etmediklerini söyleyecek.

-- Neml 82'de kavl kitap anlaminda kullanilmistir. Yine ayette gecen " yerden bir dabbe cikaririz " sözünün anlami ise; yerden yukariya yükseltilmis, cikarilmis bir teknik cihaz olmasidir. Televizyon yeryüzündeki bir yayini satellite vasitasi ile tüm dünyaya yayinlamaktadir.insanlara seslenmesi ise yine dabbenin televizyon olduguna delildir. Dabbetül arz satelliteden yayin yapan televizyondur (NUR TV'dir).Televizyonda sohbetler yapan ise Mehdi (a.s.)'dir.

Hadis-i Serif: "Dabbetül-arz Musa'nin asasi,Süleyman'in mührü yaninda olarak cikacak.Mühür ile mü'minin yüzünü parlatacak, asa ile kafirin burnunu kiracak,insanlari sofraya toplayacak mü'min ve kafir taninacak."

Hz. Ali (RA): "Kuyrugu olan bir dabbe degil,sakali olan bir dabbedir.Fakat meshur olan bir dabbedir.Süphesiz Kur'an'da denildigi icin bir dabbedir.Fakat erkek bir dabbedir."

" Dabbe kuyrugu olan bir hayvan degil, sakali olan bir resuldür. (neml 82-e.hamdi yazir tefsirinden)

Hz. Muhammed s.a.s efendimiz; " Semadan bir ses onu ismiyle cagiracak ve doguda, batida olan bile bu sesi duyacak." (El kavlul muhtasar, fiy alametil mehdiyyil muntazar s.54-55)

"Bu ses bütün yeryüzüne yayilacaktir, her kavim kendi dilinden duyacaktir." (Kitabul burhan fiy alametil ahir zaman s.51)

-- Hz.Mehdi (AS) zuhur ettiginde, radyo ve televizyon gibi haberlesme vasitalari ile dogu-bati bütün dünyaya ilan edilecek ve her millet bu sesi kendi diline cevirerek isitecektir.

Fetih 28'de peygamberlere verilen kitaplari aciklasin, hidayete erdirsin diye, bu zamanin devrin imamindan bahsedilmektedir.

FETİH-28: Huvellezî ersele resûlehu bil hudâ ve dînil hakkı li yuzhirehu aled dîni kullih(kullihî), ve kefâ billâhi şehîdâ(şehîden). O’dur ki, Resûl’ünü hidayetle ve hak dîn ile bütün dînlere izhar etmesi (açıklaması) için gönderdi ve şahit olarak Allah yeter.

14 asir evvel Asr-i Saadet (Hidayet asri) yasanmis. Su anda ahir zamandayiz.Hidayet Asrini tekrar yasatacak olan MEHDI A.S. gelmistir. 14.asrin müceddidi ve bu devrin imamidir. Allah'in emri ile Kur'an hakikatlerini insanlara aciklamakta ve tebligi yapmaktadir.

"ALLAH'A ULASMAYI DILEYIN ! Bu dilek sizi mutlaka 3.kat cennete ve dünya saadetinin yarisina ulastirir."

"Siz sadece bütün kalbinizle bir dilek dileyeceksiniz.Ondan sonrasi Allah'a ait. Size namazi, orucu, ibadetleri ve en önemlisi zikri O sevdirecek, hacet namazi kilarak mürsidinizi siz Allah'tan soracaksiniz ve mürsidinizi size O sevdirecek.

Allah'in size gösterdigi mürsidinize Allah sizi ulastiracak ve 12 ihsanla ona tabi olacaksiniz. Ondan sonra ruhunuzu siz O'na degil, O sizin ruhunuzu kendisine O ulastiracak." İmam İskender Ali Mihr

Ruhu ölmeden evvel Allah'a ulastirmak emri, Kur'an-i Kerimde hidayet kavrami olarak gecmekte.Yani Hidayet insan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşmasidir. (Al-i Imran 73, Bakara 120, Enam 71)

BAKARA-120: inne hudâllâhi huvel hudâ

“Muhakkak ki Allah’a ulaşmak (var ya) işte o, hidayettir.” İnne: Muhakkak ki hudâllâhi: Allah’a ulaşmak huve: işte o hudâ: hidayettir

AL-İ İMRAN-73: innel hudâ hudallâhi

“Hiç şüphesiz HİDAYET, Allah’ın (Kendisine) ulaştırmasıdır. (İnsan ruhunun ölümden evvel Allah’a ulaşmasıdır.)

“Ben hidayeti yerine getirmekle emrolundum. Tıpkı farzları yerine getirmekle de emrolunduğum gibi.” Hadis-i serif

Ölmeden evvel ruhumuzu Allah'a ulaştirmayi dilememiz üzerimize farz kilinmiş: Rum 31, Zümer 54, Lokman 15

ZUMER-54: Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu min kabli en ye’tiyekumul azâbu summe lâ tunsarûn(tunsarûne). Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). Sonra yardım olunmazsınız.

---"Allah'tan baska ilah olmadigina ve benim Allah'in resulü olduguma şehadet ediniz. Bu iki cümleye inanarak Allah'a mülaki olan (Ruhunu Allah'a ulaştiran) bir kulun cennetten mahrum kalmasi düşünülemez."(Riyadussalihin s.389)

---" Men habbe ve likaallahi habbeballahu likai."

Kim Allahin Zatina ulasmaya muhabbet beslerse,Allahta o kisiyi kendisine ulastirmayi sever "

"Men kerihe likaâllahi kerihallahu likâi."

Kim (dünya hayatını yaşarken) Allah’ın Zatına ulaşmayı dilememisse (kerih görürse), Allah da o kişiyi kendisine ulaştırmayı dilemez (kerih görür)."Hadis-i serif

Zahit Kotku K.S:Tasavvufi Ahlak

Allahu tealaya mülaki olmak icin muhabbet ve istiyak üzere olup, Salih ameller üzeri Hak Celle va Alaya mülaki olmayi arzu ve ümit eyleye.Hak Celle ve Alaya MÜLAKI OLMAYI ISTEYEN herkese yakisan sey Ameli salihdir.

Münîb, yunîb, münîbîne kelimesi, yönelmek demektir. "Allah’a yönelmek" ifadesinin, "Allah’a ulaşmayı dilemek" anlamına geldiği Şura Suresi'nin 13. âyet-i kerimesinde gecmekte:

RUM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne). O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

ŞURA-13:Allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu). Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine hidayet eder (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

Allah'a ulasmayi dileyen kisinin ruhu, Allah'in Zatina, Allah tarafindan ulastirilir.Şura 13, Rad 27

RAD-27: Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihi), kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb(enâbe). Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).

Allah'in kendisine ulaştirdigi kisi hidayete erer (hidayete ermek, ruhun Allah'a ulasmasiyla mümkündür).

KEHF-17: ...,men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden). ...,Allah, kimi Kendisine ulaştırırsa, işte o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa (kim Allah’a ulaşmayı dilemezse) artık onun için velî mürşid (irşad eden evliya) bulunmaz.

"Faniyim, fani olani istemem, acizim, aciz olani istemem.Ruhumu Rahman'a teslim eyledim gayr istemem! isterim, fakat bir Yar-i Baki isterim." (Bediüzzaman Said-i Nursi Hz.Sizinti 318/Temmuz 2005 s.288-Sözler:26.söz)

Allahu Teala Kur'an'da hicbir seyi eksik birakmamis, her konuya aciklik getirmis.(Enam 38,67,Rum 58,Nahl 89):

EN'ÂM-38: Ve mâ min dâbbetin fîl ardı ve lâ tâirin yatîru bi cenâhayhi illâ umemun emsâlukum, mâ farratnâ fîl kitâbi min şey’in summe ilâ rabbihim yuhşerûn(yuhşerûne). Ve yeryüzünde yürüyen hayvanlardan ve iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa (4 ayaklı) hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki; sizin gibi ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra Rab’lerine haşrolunacaklar (olunurlar).

NAHL-89: Ve yevme neb’asu fî kulli ummetin şehîden aleyhim min enfusihim ve ci’nâbike şehîden alâ hâulâ(hâulâi), ve nezzelnâ aleykel kitâbe tibyânen likulli şey’in ve huden ve rahmeten ve buşrâ lil muslimîn(muslimîne). Ve o gün, bütün ümmetlerin içinde, onların üzerine, onların kendilerinden bir şahit beas ederiz (vazifeli kılarız). Ve seni de onların üzerine şahit olarak getirdik. Ve sana, herşeyi beyan eden (açıklayan), hidayete erdiren ve rahmet olan Kitab’ı, müslümanlara (Allah’a teslim olanlara) müjde olarak indirdik.

Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz buyurdular ki: "Mukaddes ve Yüce olan Allah'in Kitab'idir. O'nda, sizden öncekilerin, sizden sonrakilerin haberi ve kendi aranizdakinin hükmü vardir. O, Allah'in kesin sözüdür. Kim ki, kibrinden dolayi o Kitab'i terkederse, Allah onun belini kirar. Kim de hidayeti O'ndan baskasindan ararsa, Allah, o kimseyi dalâlette birakir. O, Allah'in sapsaglam bir ipi, apaçik bir nuru ve Sirati Mustakîm'e ulastiran hikmet dolu bir haberidir."

Said-i Nursi Hazretleri Risale-i Nur:

"Elimizde Kur’an gibi bir mucize-i baki varken, baska bir burhan aramak aklima zaid gelir."

Allah'in ayetlerini ve Resulullah'in hadislerini zaman ve mekan olarak saptiranlarin kafir ve zalim oldugu.

MÂİDE-44: ...Ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humul kâfirûn(kâfirûne). ...Ve kim, Allâh’ın indirdiği ile hükmetmezse, o taktirde işte onlar, onlar kâfirlerdir.

MÂİDE-45: ... Ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humuz zâlimûn(zâlimûne). ...Ve kim, Allâh’ın indirdiğiyle hükmetmezse, o taktirde işte onlar, onlar zâlimlerdir.

Kafirler Allah'in nurunu söndürmek isteselerde, Allah nurunu tamamlayacaktir.(Tevbe 32,Saf 8).

TEVBE-32: Yurîdûne en yutfîû nûrallâhi bi efvâhihim ve ye'ballâhu illâ en yutimme nûrehu ve lev kerihel kâfirûn(kâfirûne). (Onlar) ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlamaktan başka bir şey istemez. TEVBE-33: Huvellezî ersele resûlehu bil hudâ ve dînil hakkı li yuzhirehu aled dîni kullihî ve lev kerihel muşrikûn(muşrikûne). Resulünü müşrikler kerih görseler de, hidayetle ve hak dîn ile (bu dîni) bütün dînler üzerine izhar etmesi (hak dîn olduğunu ispat etmesi) için gönderen odur.

" Kim devrinin halifesine (imamina) biat etmediyse o cahiliyet hükmü ile ölmüstür yada küfür üzere ölmüstür. " Hadis-i Serif

MEHDI AS.IN ÖZELLIKLERI

"O (Mehdi) Allah'in tayin ettigi Zamanin Imam'idir." (Mektubati Rabbani 1.cild s.814)

"Ibn-i Cerir, "Tehzib-il Asar": "Muhammed ümmetinin en hayirlisi ve sizin zorluklarinizi gideren VELINIZ OLAN KIMSEYE KATILINIZ, O MEHDI'DIR. "(Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman 57)

"Allah bütün insanlarin kalplerini O'nun (Mehdi'nin) muhabbetiyle dolduracaktir."

"Cenabi Hakk süphesiz Benim neslimden acik alinli ve seyrek disli bir adam gönderecektir."

"Mehdi'nin amelinde ne zulüm ne de ayip yoktur."

***Muhyiddin Arabi Hz.leri Mehdi Resul'e ait dokuz özellik belirtmistir:

1-Basiret sahibi olmasi

2-ilahi kitabi anlamasi

3-ilahi kelamin manasini (ruhunu) bilmesi

4-Tayin edecegi kimselerin hal ve hareketlerini bilmesi

5-Öfkelendiginde bile merhamet ve adaletten ayrilmamasi

6-Varliklarin siniflarini bilmesi

7-islerin girift tarafini bilmesi

8-insanlarin ihtiyacini iyi anlamasi

9-Kendi zamaninda ihtiyac hissedilecek gaybi ilimlere vakif bulunmasi cifr (ebced) ilmini bilmesi

MEHDI (AS)'IN GELECEGI (GÖNDERILECEGI)

"Benden sonra halifeler olur.Halifelerden sonra emirler,emirlerden sonra zalim melikler gelir.Son olarak ta ehli beytimden birisi cikar."

"Baslangicta Ben, ortasinda Mehdi, sonunda da Hz.Isa'nin iclerinde bulunacagi bir ümmet asla helak olmayacaktir."

"Mehdi benim soyumdan, Fatima'nin cocuklarindandir."

"Yeryüzünde dört kisi malik olmustur.Ikisi mü'min,ikisi kafirdir.Mü'minler Zülkarneyn ve Süleyman.Kafirler ise Nemrut ve Buhtunnasir'dir.Besinci olarak ehl-i beytimden birisi gelecek ve dünyaya malik olacaktir." Mektubat-i Rabbani 2/251

" Sizi Mehdi ile müjdeleyim mi? O, ümmetimin icinde ihtilaflar ve sarsintilar bas gösterdigi zaman gönderilir."

İNSANLARIN ÜMİTSİZ OLDUĞU VE "HİÇ MEHDİ FALAN YOKMUŞ" DEDİĞİ BİR SIRADA ALLAH MEHDİ'Yİ GÖNDERİR... (Ali Bin Husameddin el-Muttaki, Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)

... MEHDİ, Resulullah'ın bayrağı ile, insanların başlarına bela üzerine bela yağdığı ve ÇIKIŞINDAN ÜMİT KESİLDİĞİ BİR SIRADA ÇIKAR... (Ali Bin Husameddin el-Muttaki, Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)

Resulullah (s.a.v) buyuruyor:

"Ahir zamanda mutlaka bir adam zuhur edecektir. Bu kisi benim ehl-i beytimden olacaktir. Buna Mehdi denecektir. Daha sonra da Deccal ortaya çikacak, Hz. Isa (a.s.) ile Mehdi birlikte yardimlasarak Deccal'i öldüreceklerdir."

"Ahir zamanda ümmetimin basina, sultanlarindan siddetli belalar gelir, öyle ki yerler müslümanlara dar gelir. O zaman Allah, daha önce zulümle dolu olan dünyayi adaletle dolduran benim soyumdan birisini gönderecektir."

"Alenen ve apaçik Allah Teala inkar edilinceye kadar Hz. Mehdi gelmez."

"Dünya hercü merc içinde kaldiginda, fitneler zuhur ettiginde yollar kesildiginde, bazilari bazisina hücüm ettiginde, büyük, küçüge merhamet etmedigi, büyüge vakarli davranmadiginda; Allah, bu sirada onlardan adaletin kökünü kaziyarak dalalet kalelerini fethedecek ve evvelce benim ayakta tuttugum

gibi, ahir zamanda dini ayakta tutacak, önceden zulümle dolu olan dünyayi adaletle dolduracak birini (Mehdi) gönderecektir."

"Dünya hayatinin sona ermesine bir gün bile kalsa, Allah zulümle dolu olan dünyayi adaletle dolduracak, Ehl-i beytten birini gönderecektir."

MEHDI AS. HALIFE OLMADIGI BIR DÖNEMDE GELECEKTIR

"Dünyada ismi gececek bir halife kalmayincaya kadar cikmayacaktir." El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar,54

"O'nun cikacagi yil insanlar hacca baslarinda bir emir bulunmadan gidecekler."Kiyamet Alametleri,168, Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman 35

MEHDI AS. HICRI 14. ASIRDA GELECEKTIR

" Mehdi için 2 alamet vardır ki, Ramazanda iki defa tutulma olacaktır." (El-Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 49)

" Mehdinin gelişi Razaman ayında Ayın iki kere tutulmasına sebep olacaktır."(Kıyamet Alametleri, s. 200)

"Mehdinin çıkmasından önce bir Ramazan içinde Güneş iki defa tutulacaktır." (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, Şarani, s. 440)

-- 1981 yılında (Hicri 1401de) Ramazan ayının 15. günü Ay, 29. günü de Güneş tutulmuştur. Yine ikinci olarak, 1982 yılında (Hicri 1402 de) Ramazan ayının 14. günü Ay, 28. günü de Güneş tutulmuştur.

" Mehdinin çıkışından evvel, (her tarafı) aydınlatan kuyruklu bir yıldız doğacaktır." (Kıyamet Alametleri, Berzenci s. 200)

İmam Rabbani de Hz. Mehdinin alametlerinden olan kuyruklu yıldız hakkında şu bilgileri vermiştir:

"Şark tarafından bir kuyruklu yıldız doğup aydınlık verecektir. Onun her günkü irtifi (geçiş yönü) meşrıktan mağribedir (doğudan batıya doğrudur)." (Mektubat-ı Rabbani, 2/258)

-- Hadislerde belirtildiği gibi:

- 1986 yılında (Hicri 1406da) yani 14. yüzyıl başlarında Halley kuyruklu yıldızı Dünyamızın yakınından geçmiştir. Bu kuyruklu yıldız parlak, ışıklı bir yıldızdır.

- Hareket yönü doğudan batıya doğrudur.

- 1981 ve 1982 (1401-1402) yıllarında meydana gelen Ay ve Güneş tutulmaları olayından sonra ortaya çıkmıştır.

"Mehdi'nin cikacagi yil insanlar başlarında bir imam bulunmaksızın hac ederler. Minaya indiklerinde etrafları, köpeklerin sarışı gibi sarılıp, kabilelerin birbirine girmesi ile büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar kan gölü içinde kalır." (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35)

-- 1979 yılında, hac sırasında gerçekleşen Kabe baskınında aynen böyle bir katliam yaşanmıştır.Bu kanlı Kabe baskını da Mehdinin diğer alametlerinin gerçekleştiği dönemin tam başında yani Hicri 1400 yılının ilk gününde, 1 Muharrem 1400 (21 Kasım 1979) tarihinde meydana gelmiştir.

Resulullah buyurdu:" Ramazanda bir seda, Şevvalde bir ses, Zilkadede kabileler arasında savaş olur. Hacılar talana uğrar. Minada ölülerin çok olacağı bir savaş olur, öyle ki orada taşları kan gölü içinde bırakacak kadar kan akar." (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 31)

İkdiddurer isimli kitaptaki alametlerden: "Şevvalde savaş nidaları, Zilhiccede harb ve kıtal olur, yine Zilhiccede hacılar talana uğrar, hatta caddeler kandan geçilmez ve haramlar çiğnenir. Beyt-ül Muazzamın yanında büyük günahlar işlenir." (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 37

-- 1979 (Hicri 1400)da gerçekleşen Kabe baskınının ardından 7 sene sonra Hicri 1407 yılında, Hac sırasında çok daha büyük kanlı bir olay meydana gelmiştir. Caddelerde gösteri yapan hacılara saldırılarak 402 kişi katledilmiş. Beyt-ül Muazzamanın yanında, Müslümanların (Suudi Arabistan askerleri ile İranlı hacıların) birbirlerini öldürmeleri ile büyük günahlar işlenmiş, harama girilmiştir.

" Firat nehrinin durdurulmasi Mehdi'nin alametlerindendir."

-- 1975 senesinde insa edilen 210 m.baraj firati durdurdu.

" Mehdi'den önce yaygin katliamlarin vuku bulacagi büyük bir fitne görülecektir."

" Tozlu dumanli karanlik bir fitne görülecek, bunu digerleri takip edecek. "

-- 1990'li yillarda Irak ve Kuvait savasinda yanan petroller (kuyular).

Dünya savaslarinda meydana gelen 65 milyon ölü, 20. yüzyil boyunca 180 milyonu asmis (terrorizim).

" Yemin ederim ki bir ates sizi saracaktir.O ates bugün berehut isimli vadide sönük vaziyettedir. O ates icinde müthis azap oldugu halde insanlari kaplar. O ates insanlari, mallari yakip bitirir. Sekiz gün icinde rüzgar ile bulut gibi ucurarak dünyanin her tarafina yayilir.Geceki sicagi, gündüz ki hararetinden daha siddetlidir. O ates insanlarin basinin üzerinden arsin altina kadar yaklasarak yeryüzü ile gük yüzü arasinda gök gürültüsü gibi korkunc gürültüsü olur."

-- Iran ve Irak savasi.

" Onun (Mehdi) zamaninda büyük hadiseler vuku bulacak."

-- 2500 yillik iran sahligi yikildi.

Bombay'da fabrikadan kacan gaz 20 000 ölü.

iki müslüman ülke iran ve Irak savasi basladi.

19 eylül 1985 mexicoda ard arda 8.1 ve 7,5 siddetinde deprem 10 000 ölü.100 000 ev kullanilamaz hale geldi.

Derlovis yanardag patladi ve bir kent haritadan silindi.

Hristiyanlarin kalbi Roma'yi sel basti.

1986 Cin'de tarihi en büyük orman yangini oldu.

1986 tschernopyl nükleer kazasi ve ozon tabakasi delindi.

1982'de bütün gezegenler ipe gecirilmis inci taneleri gibi günesin hizasina geldi. 23 400 yilda tamamlandi.

Said-i Nursi, Hutbe-i Şamiye, sf. 36

" Evet simdi olmasa da 30-40 SENE SONRA..."

-- Hutbenin okundugu tarih hicri 1327- miladi 1951 yillaridir. Hutbenin okundugu tarihten 30-40 yil sonrasi, Hicri 1401-1411- miladi 1981-1991 tarihlerine denk geliyor. Said-i Nursi Hz.leri kendisinin 13.asrin müceddidi oldugunu, Mehdi (AS)'in ise 14.asirda gelecegini bildirmistir.

Şualar 620, Sikke-i Tasdik-i Gaybi 94

Simdi hatira geldi ki, eger seddeli "lamlar" ve "mimler" ikiser ikiser sayilsa bundan bir asir sonra zulümati dagitacak zatlar ise, Hazret-i Mehdi'nin sakirtleri (talebeleri) olabilir.

TEVBE-32: Yurîdûne en yutfîû nûrallâhi bi efvâhihim ve ye'ballâhu illâ en yutimme nûrehu ve lev kerihel kâfirûn(kâfirûne). (Onlar) ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlamaktan başka bir şey istemez.

-- Bu ayetin ebced degeri 1424 hicri - 2004 miladi Hz.Mehdi önderliginde ve Onun talebeleri yardimiyla mücadele yillarina isaret etmektedir.

" Bu zamanda öyle fevkalade hakim cereyanlar var ki, hersey'i kendi hesabina aldigi icin, faraza hakiki beklenilen ve bir asir sonra gelecek O Zat dahi bu zamanda gelse, harekatini o cereyanlara