Bilgi

Sevgili kardeşlerim!.. Bu sitededeki bütün yazılar,  mp3 sohbetler,  TV programları, tamamen Efendimizden öğrendiğimiz ilimle gerçekleştirilmiştir. Sizler de Allah’a ulaşmayı dileyip, Hacet Namazı ile Allah’a sorarak öğrenip tabi olacağınız Mürşidiniz, Allah’tan aldığı ilimleri sizlere de öğretecektir inşaallah. Allah hepinizden razı olsun.

SIRATIMUSTAKİM ÜZERE OLMAYAN;DALALETTEDİR,
Ferhat BAŞTUĞ - Makaleleri

lale1

SIRATIMUSTAKİM ÜZERE OLMAYAN;DALALETTEDİR,ŞİRKTEDİR,ŞEYTANA KULDUR,AZGINLARDANDIR (Gaviyn),CEHENNEMLİKTİR,ALLAH KATINDA ÖLÜDÜR,FIRKALARA AYRILANLARDANDIR.
                    SIRATIMUSTAKİM NEDİR ?
   Kelime anlamı;ulaşılacak yere yönelmek,oraya ulaşmayı dilemek,hedefe ulaşmaya niyetlenmektir.
   Sırat        ; Yol demektir.
   Mustakim; İstikametlenmiş istikametlenen demektir.
   Kur’an da SIRATIMUSTAKİM, farzdır.
   Bu,acaba kur’an mealleri yazan bazı müelliflerin verdikleri anlamınımı içeriyor? –Hayır onlar hep “DOĞRU YOL”olarak yazmışlar.
   Bu doğrumudur ?-Hayır..
   Neden?
   Çünkü SIRAT,yoldur ama mustakim’e öyle yuvarlak laflarla ne olduğu belli olmayan anlamları vermek ne acıklayana ne de okuyana bir şey ifade etmiyor.Bu doğru yolun hedefi belli değil.Peki nedir mustakim? İSTİKAMETLENMİŞ demektir.İSTİKAMETLENEN demektir.Nereye İSTİKAMETLENEN?
   ALLAH’A  İSTİKAMETLENEN.
   O zaman SIRATIMUSTAKİM,Allah’a ulaşan yolun adıdır.
NİSA /175:Böylece Allah'a âmenû olanları (ölmeden önce ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenleri) ve O'na (Allah'a) sarılanları ise, (Allah) kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, kendisine ulaştıran “Sıratı Mustakîm”e hidayet edecektir (ulaştıracaktır).
HİCR – 41:Allahû Tealâ şöyle buyurdu: “İşte bu, Bana yönlendirilmiş (Bana istikametlenmiş,bana ulaştıran) yoldur.”
EN'AM – 125-126 Öyleyse Allah kimi Kendisine ulaştırmayı dilerse onun göğsünü yarar ve (Allah'a) teslime (İslâm'a) açar. Kimi dalâlette bırakmayı dilerse, onun göğsünü semada yükseliyormuş gibi daralmış, sıkıntılı yapar. Böylece Allah, mü'min olmayanların üzerine pislik (azap, darlık, güçlük) verir.Ve bu, senin Rabbine istikametlenmiş (yönlendirilmiş) yoldur. (Allah'a götüren yoldur). Tezekkür eden bir kavim için âyetleri ayrı ayrı açıkladık.
   Allah’a ULAŞTIRAN (hidayete erdiren) yoldur.
EN'AM – 87-88 :Ve onların babalarından, zürriyetlerinden (nesillerinden) ve kardeşlerinden onları seçtik. Ve onları Sıratı Mustakîm'e (Allah'a ruhu ulaştıran yola) hidayet ettik (ulaştırdık).İşte bu Allah'ın hidayetidir. Kullarından dilediğini onunla(sıratı mustakimle) hidayete erdirir. Ve eğer şirk koşsalardı, elbette yapmış oldukları şeyler heba olurdu (boşa giderdi)
FATİHA – 6-7:(Bu istiane'n ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM'e (Allah'a ulaştıran yola) hidayet et (ulaştır).O (SIRATI MUSTAKÎM) ki; (başlarının) üzerlerine (Devrin İmamı'nın ruhunu) ni'met olarak verdiklerinin yoludur. Üzerlerine gadap duyulmuşların ve dalâlette kalmışların (Allah'a ulaşmayı dilemeyenlerin) yolu değil.
   SIRATIMUSTAKİM;
Zemin kattan başlayan Allah’ın zatına kadar uzanan iki yatay iki de dikey olan dört parcadan oluşan bu gözlerle ihata edemediğimiz yolun adıdır.
   Şeytan bizim namaz kılmamıza,oruc tutmamıza,hacca gitmemize vs ibadetlerimize fazla içerlemez hatta teşvik bile eder.Çünkü onlarla oyalanalım ve bizi kurtuluşa erdireceğini zannedelim sıratımustakim üzerinde olduğumuzu zannedelim.Ama sıratımustakim’in gercek anlamını idrak etmeyelim.Onun için hep kendi adamlarına bunun üzerini örttürmeyi başarmış.DOĞRUYOL olarak kabul ettirmiş.Bir insan, ya Allah ile beraberdir ya da şeytan ile, ikisinin arasında kimse yoktur yani ben Allah ile beraber değilim ama şeytanla da değilim diyemez Allah ile olmayanı şeytan otomatik olarak ceker.Şeytan bu yüzden SIRATIMUSTAKİM üzere olmamızı kesinlikle istemez ezelde verdiği sözünü yerine getirmeyi murad eder.
A'RAF – 14-15-16-17 :(Şeytan): “Beas gününe (dirileceğimiz güne, kıyâmet gününe) kadar bana izin (mühlet) ver.” dedi.(Allahû Tealâ): “Muhakkak ki sen izin (mühlet) verilenlerdensin.” buyurdu.(İblis): “Bundan sonra, beni azdırman sebebiyle, mutlaka Senin Sıratı Mustakîmin'e onlara karşı (mani olmak için) oturacağım.” dedi.
Sonra, elbette onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim ve onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın.
   Allah’ın muradı ise sıratımustakim üzere olmamızdır.Allah ile şeytan arasında bir tercih yapmamız lazım.Allah’ın muradınımı ? yoksa şeytanın muradınımı ? yerine getireceğiz.
EN'AM – 152-153 :..Allah'ın ahdini yerine getirin (ifa edin). Böylece tezekkür edersiniz diye, (Allah) işte böyle, size onunla vasiyet (emir) etti.
Ve muhakkak ki; bu, Benim mustakîm olan yolumdur. Öyleyse ona tâbî olun. Ve (başka) yollara tâbî olmayın ki; o taktirde sizi, onun yolundan ayırır. İşte böyle size onunla vasiyet etti(emretti). Böylece siz takva sahibi olursunuz.
   Ya Allah’a kul olacağız ya da şeytan’a kul olarak devam edip dalalette kalıp cehenneme gideceğiz.
YASİN – 60-61-62-63 :Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o (şeytan), size apaçık bir düşmandır. 
Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.Ve andolsun ki sizden birçoklarını dalâlette bıraktı. Hâlâ akıl etmez misiniz?  Size vaadedilmiş olan cehennem (işte) budur.
   Allah’ın muradı olan sıratımustakim üzere KENDİSİNE KUL OLMAK o’na (istikametlenerek) ulaşmayı(enab)dileyerek şeytana kul olmaktan kacınmakla mümkündür.
ZUMER - 17 :Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah'a yöneldiler (Allah'a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
   Burada bir gercek ortaya çıkıyor.Sıratımustakim,KUL olmanın yolu ise.Diğer taraftan Allah’a ulaşmayı (enab olmayı)  dilemek te KUL olmanın şartı ise o zaman sıratımustakim üzere olmak Allah’a ulaşmayı dilemekle Allah’a istikametlenmekle mümkündür.Bu da ancak Allah’ın kitabından öğüt almakla o na tabi olmakla gercekleşecektir.
TEKVİR – 25-26-27-28 :Ve O (Kur'ân), taşlanmış şeytanın sözü değildir.Öyleyse siz nereye gidiyorsunuz? O sadece âlemler için bir zikirdir (bir öğüttür).O, içinizden, istikamet üzere olmak (Allah'a yönelmek) isteyen kimse içindir.
   Bu istikametlenme farzmıdır?
   ***-Evet.Gaviyn olmaktan (cehennemlik olmaktan azgın olmaktan) kurtulmak için.
HUD - 112 :Artık sen, sana tövbe ederek, tâbî olanlarla birlikte emrolunduğun gibi istikamet üzere ol. Ve azgınlık yapmayın (aşırı gitmeyin). Muhakkak ki O, yaptıklarınızı görendir.
   ***-Şirkten kurtulmak için
FUSSİLET – 5-6:Ve dediler ki: “Bizi kendisine davet ettiğin şeye karşı, kalplerimizde (idrak etmeyi önleyen) ekinnet, kulaklarımızda (işitmeyi engelleyen) vakra ve seninle bizim aramızda bir perde var. Artık (sen dilediğini) yap! Muhakkak ki biz de dilediğimizi yapacak olanlarız.”De ki: “Ben sadece sizin gibi bir insanım. Bana sizin ilâhınızın, tek bir ilâh olduğu vahyediliyor. Öyleyse O'na yönelin (O'na doğru istikamet alın,o’na ulaşmayı dileyin) ve O'ndan mağfiret dileyin. Ve müşriklerin vay haline!”

   ***-Yüzüstü sürünerek cehenneme gitmemek için
MULK - 22 :Öyleyse yüzüstü sürünerek yürüyen kimse mi daha çok hidayete ermiştir, yoksa Sıratı Mustakîm üzerinde düzgün (dimdik, seviyeli) yürüyen mi?
   Başlangıcta bütün insanlar DALALETTEDİRLER ve Şeytanın dostlarıdırlar.Namaz kılsa da diğer ibadetleri yapsa da.Allah’a ulaşmayı dilemedikce de orada kalacaklardır.
A'RAF – 29-30 :De ki: “Rabbim, adaletle davranmanızı ve bütün mescidlerde kendinizi (vechlerinizi) namaza ikame etmenizi emretti. Ve dînde ihlâsla O'na (Allah'a) dua edin. Sizi yarattığı gibi (O'na) dönersiniz. Bir kısmı hidayete erdi ve bir kısmının üzerine dalâlet hak oldu. Muhakkak ki; onlar, Allah'tan başka şeytanları dostlar edindiler. Ve onlar kendilerinin hidayete erdiklerini zannediyorlar (hesap ediyorlar). 
Peki, dalaletten kurtulmak,şeytanın dostluğunu terk etmek nasıl gercekleşecektir? Allah’ın öğütlerine kulak vererek,öğütleri,ibretleri ve ikazları idrak ederek.
   Peki bunları kimler idrak eder?- Allah’ın kitabından öğüt alarak Allah’a istikametlenmiş,Allah’a ulaşmaya niyetlenmiş Allah’a ulaşmanın FARZ olduğunu idrak etmiş olanlar.(yukarıda gecen tekvir/25,26,27,28)
   Sadece Allah’a inanmanın veya bazı şartları yerine getirmenin de insanı kurtaramayacağını bunun yanında Allah’a ulaşmayı dilemenin (istikametlenmenin) şart olduğunu da aşağıdaki ayetlerden bir defa daha acıklayabiliriz. 
FUSSİLET - 30 :Muhakkak ki: “Rabbimiz Allah'tır.” deyip, sonra (da) istikamet üzere olanlara (Allah'a yönelip dîni ikame edenlere) melekler inerler: “Korkmayın ve mahzun olmayın. Ve vaadolunduğunuz cennetle sevinin!” (derler).
AHKÂF - 13 :Muhakkak ki onlar “Rabbimiz Allah'tır.” dediler. Sonra onlar (Allah'a) istikamet üzere oldular. Artık onlara korku yoktur. Ve onlar mahzun olmazlar.
   Bu gün TARİKAT deyince hep cemaatler akla gelir.Hayır cemaatler tarikat değildir.Tabiki bizim bahsettiğimiz anlamda.Çünkü tarik,yol demektir tarikat da yollar demektir.Allah’utealanın TARİKAT’TAN kasdı yedi gökkatını birbirlerine bağlayan yollardır.
MU'MİNUN – 17:Ve andolsun ki Biz, sizin üzerinizde 7 yol yarattık ve Biz, yaratmaktan gâfil değiliz.
   Allah’a ulaşan RUH’LAR bu yol ile yani yedi gök katını gecerek varırlar.Onun için (o’na)istikametlenmiş tarikatın gecerli olduğunu buyuruyor Rabbimiz.
CİN – 14-15-16 :Ve gerçekten bizden, (Allah'a) teslim olanlar da var ve bizden kasitun (kalpleri kasiyet bağlamış) olanlar da var. Artık kim (Allah'a) teslim olmuşsa (ruhunu teslim etmişse) işte onlar, irşad olmayı (nefsin ve iradenin teslimini) arayanlardır (dileyenlerdir).
Ve lâkin, kasitun olanlar (kalpleri zikirsizlikten kasiyet bağlayanlar), işte onlar cehenneme odun oldular.
Ve eğer onlar, tarikat üzere olarak (Allah'a) yönelselerdi, onları mutlaka bol su (rahmet) ile sulardık (bol bol rahmet ulaştırırdık) 
    Said-i nurs-i hazretleride bu konuya dikkat cekmiş.
(TELVİHAT-I TİS-A)DOKUZ TELVİH
Tarikatin pek çok semerâtından ve faydalarından yalnız burada dokuz adedini icmâlen beyan edeceğiz.
BİRİNCİSİ: İstikametli tarikat vasıtasıyla, saadet-i ebediyedeki ebedî hazinelerin anahtarları ve menşeleri ve madenleri olan hakaik-i imaniyenin inkişafı ve vuzuhu ve aynelyakin derecesinde zuhurlarıdır.
Sonuc olarak,KURTULUŞ için Allah’a istikametlenmenin (o na ulaşmayı dilemenin) emaniyye ye(elyazması kitaplara) göre değil Kur’an esaslarıyla FARZİYETİ ortaya çıkmış oluyor.
   Allah hepinizden razı olsun FERHAT BAŞTUĞ www.ferhatbastug.com

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile