Bilgi

Sevgili kardeşlerim!.. Bu sitededeki bütün yazılar,  mp3 sohbetler,  TV programları, tamamen Efendimizden öğrendiğimiz ilimle gerçekleştirilmiştir. Sizler de Allah’a ulaşmayı dileyip, Hacet Namazı ile Allah’a sorarak öğrenip tabi olacağınız Mürşidiniz, Allah’tan aldığı ilimleri sizlere de öğretecektir inşaallah. Allah hepinizden razı olsun.

ÖLÜ İKEN DİRİLMEK VE NUR SAHİBİ OLMAK
Ferhat BAŞTUĞ - Makaleleri

lale5Mü’min olmanın birinci alameti “zulmetten nur’a çıkmaktır”.Başlangıçta herkes zulmettedir,dalalettedir, tagut’un (şeytanın) dostudur ve Allah katında ölüdür.Ancak kalbine rahmet nuru ulaştığı zaman mü’min dir Allah’ın dostudur,Allah katında diridir.

2 /BAKARA - 257 : Allah, âmenû olanların (Allah'a ulaşmayı

dileyenlerin) dostudur, onları (onların nefslerinin kalplerini) zulmetten nura

çıkarır. Ve kâfirlerin dostları taguttur (onlar, şeytanı dost edinirler, şeytan kimseye

dost olmaz), onları (onların nefslerinin kalplerini) nurdan zulmete çıkarırlar. İşte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada ebedî kalacak olanlardır.

 

6 / EN'AM - 122 : Ölü (Allah'a ulaşmayı dilememiş) iken (ona on iki ihsan

vererek) dirilttiğimiz ve insanlar arasında onunla yürüyeceği nur verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde olup, ondan çıkamayacak kimse gibi midir? Böylece kâfirlere, yapmış oldukları şeyler süslü gösterildi.

35 / FATIR – 19-20-21-22 : Ve âmâ (kör) olanla basiret sahibi olan

(gören) müsavi (eşit) olmaz. Ve zulmet (karanlık) ve nur (aydınlık) da (eşit olmaz). Ve gölge ve sıcaklık da (eşit olmaz). Ve hayy (diri) olanlar ve ölüler eşit olmaz. Muhakkak ki Allah, dilediğine işittirir.Ve sen, kabirlerde (mezarlarda) olanlara işittirici değilsin.

24 / NUR - 39 : Ve kâfirlerin amelleri düz arazideki serap gibidir. Susamış olan, onu su zannetti. Ona ulaştığı zaman, bir şey bulamadı. Ve yanında (karşısında) Allah'ı buldu. Böylece (Allah), onun hesabını ona tam olarak ödedi. Ve Allah, hesabı seri (çabuk) görendir. Veya derin denizdeki karanlıklar gibidir. Onun üstünü, dalga üstüne dalga kaplar. Onun üzerinde de bulutlar vardır. Karanlık üstüne karanlıktır, elini çıkarttığı zaman neredeyse onu göremez. Ve Allah, kime nur kılmamışsa (vermemişse) artık onun için bir nur yoktur.

   O zaman Allah kimlere nur verir ?

  -Allah’ın rızasına tabi olup Allah’ın ve onun görevlendirdiği davetcilerinin davetine icabet edenlere

5 / MAİDE - 16 : Allah (c.c.), rızasına tâbî olan kişiyi onunla (Resûlü ile) teslim yollarına hidayet eder. Kendi izniyle onları karanlıktan aydınlığa (zulmetten nura) çıkarıp Sırât-ı

Mustakîm'e hidâyet eder (ulaştırır).

14 / İBRÂHÎM - 1 : Elif lâm râ. Rab'lerinin izni ile insanları karanlıklardan nura; Azîz, Hamîd olanın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz kitaptır.

33 / AHZAB - 46 : Ve O'nun (Allah'ın) izni ile Allah'a davet eden ve nurlandırıcı sirac (kandil) olarak (gönderdik).

57 / HADİD - 9 Sizi karanlıklardan nura çıkarmak için kuluna açık âyetler indiren O'dur. Ve muhakkak ki Allah, sizin için elbette Rauf'tur,Rahîm'dir.

57 / HADİD - 19 : Ve, Allah'a ve O'nun Resûl'üne inananlar, işte onlar, onlar sıddıklardır ve şehitlerdir. Rab'lerinin yanında onların ecirleri ve nurları vardır. Ve inkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cahîm (alevli ateş) halkıdır.

65 / TALÂK - 11 : Resûl, âmenû olanları (ölmeden önce Allah'a

ulaşmayı dileyenleri) ve amilüssalihat (salih amel, yani nefs tezkiyesi)

yapanları, karanlıklardan nura çıkarmak için size Allah'ın âyetlerini açıklayarak okur. Ve kim,

Allah'a îmân ederse ve salih (nefsi ıslâh eden) amel işlerse onu, içinde ebediyyen kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere dahil eder (koyar).Allah('ın Zat'ı), onun (resûl) için en güzel rızık olmuştur.

14 / İBRÂHÎM - 5 : Andolsun ki; Biz Musa (A.S)'ı: “Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat (onlara Allah'ın günleri boyunca zikrettir).” diye âyetlerimizle (delillerimizle, mucizelerimizle) gönderdik. Muhakkak ki; bunda şükredip, sabredenlerin hepsi için âyetler (deliller) vardır.

66 / TAHRİM - 8 : Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler)! Allah'a Nasuh Tövbesi ile tövbe edin! Umulur ki Rabbiniz, sizin günahlarınızı örter ve sizi altından nehirler akan cennetlere koyar. O gün Allah, nebîleri ve O'nunla beraber olanları mahzun etmez. Onların nurları,önlerinde ve sağlarında koşar.“Rabbimiz, bizim nurumuzu tamamla ve bize mağfiret et (günahlarımızı sevaba çevir). Muhakkak ki Sen,herşeye kaadirsin.” derler.

   Allah ve davetcileri nereye davet eder ?

  -İnsanlara hayat verecek onları zulmetten nura çıkaracak olan Allah’a ulaşmaya,Allah’a hidayet olmaya davet ederler.

  Allah’ın daveti:

10 / YUNUS - 25 : Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır.

  Resullerin daveti:

28 / KASAS - 87 :Ve Sana indirildikten sonra, Allah'ın âyetlerinden sakın seni alıkoymasınlar. Ve Rabbine davet et (Allah'a ulaşmaya çağır). Ve sakın müşriklerden olma!

  Allah ve resulunun daveti:

8 / ENFAL - 24 : Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler),Allah ve Resûl'ü sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman (davete) icabet edin! Ve Allah'ın kişi ile kalbi

arasına girdiğini ve muhakkak sizin O'na haşrolunacağınızı bilin! (Hepinizin ruhu Allah'ta toplanacak ve Allah, ruhlarınıza meab olacak.)

  Mürşidlerin daveti:

41 / FUSSİLET - 33 :Allah'a davet eden ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: “Muhakkak ki ben teslim olanlardanım.” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?

  Mü’minlerin daveti:

40 / MU'MİN – 13-14 : O (Allah)tır ki, âyetlerini size gösterir ve sizin için gökten rızık indirir. Bunu münib olandan (Allah'a yönelenden) başkası tezekkür etmez (edemez). Öyleyse dîni,O'na halis kılarak Allah'a davet edin. Kâfirler kerih görse de.

   DAVET, ALLAH’A ULAŞMAK, ALLAH’A HİDAYET OLMAK ise bunu gercekleştirebilmek için bizim o’na ulaşmayı dilememiz gerekirki hidayet’e erebilelim.

13 / RAD - 27 … De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O'na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).”

42 / ŞURA - 13 :... Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O'na yöneleni, Kendisine ulaştırır

(ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

  Allah’a ulaşmayı dileyen kişiyi Allah kendine ulaştırmayı hidayet etmeyi

murat etmişse,murat ettiği kişinin de göğsünü İSLAM’a acacaktır.Ve MÜ’MİN olacaktır.

6 / EN'AM - 125 : Öyleyse Allah kimi Kendisine ulaştırmayı dilerse onun göğsünü yarar ve (Allah'a) teslime (İslâm'a) açar. Kimi dalâlette bırakmayı dilerse, onun göğsünü semada yükseliyormuş gibi daralmış, sıkıntılı yapar. Böylece Allah,MÜ’MİN  olmayanların üzerine pislik (azap, darlık, güçlük) verir.

   Ancak Allah’ın göğsünü islam’a actığı kişi “rabbinden bir nur üzere olacaktır.” Nur’un sahibi olacaktır,hayat bulacaktır,mü’min olacaktır.(zümer/22,enam/122,bakara/257)

39 / ZUMER - 22 :Allah kimin göğsünü İslâm için (Allah'a teslim için) yarmışsa artık o, Rabbinden bir nur üzere olur, değil mi? Allah'ın zikrinden kalpleri kasiyet bağlayanların vay haline! İşte onlar,apaçık dalâlet içindedirler.

  Bir başka açıdan olaya bakacak olursak o da TAKVA sahibi olanlara nur’u verildiğidir.Takva sahibi olmak ta yine Allah’a ulaşmayı dilemekle-münib olmakla-mümkündür.

30 / RUM - 31 : O'na (Allah'a) yönelin (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

57 / HADİD - 28 : Ey âmenû olanlar (ölmeden önce Allah'a ulaşmayı dileyenler), Allah'a karşı takva sahibi olun. Ve O'nun Resûl'üne îmân edin ki,size rahmetinden iki kat versin. Ve sizin için, onunla beraber yürüyeceğiniz nur kılsın (versin). Ve sizi mağfiret etsin (günahlarınızı sevaba çevirsin). Ve Allah; Gafûr'dur, Rahîm'dir.

   Bütün peygamberlere indirilen kitapların ana teması hidayettir ve ölü olan,karanlıklarda olan insanları diriltmek ve nur’a ulaştırmaktır.

5 / MAİDE - 15 : Ey kitap ehli! (Kitap sahipleri),Kitap'tan çoğunu gizlemiş olduğunuz ve çoğundan vazgeçtiğiniz şeyleri, size beyan eden bir Resûl'ümüz gelmiştir. Size Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir.

64 / TEGABUN - 8 : Artık Allah'a, O'nun Resûl'üne ve indirdiğimiz Nur'a îmân edin. Ve Allah, yaptıklarınızdan haberdar olandır.

5 / MAİDE - 44 : Muhakkak ki Tevrat'ı Biz indirdik, onda hidâyet ve nur vardır. Kendileri (Hakk'a) teslim olmuş peygamberler, yahudilere,onunla hükmeder. Rabbaniler (kendilerini Rabb'lerine adamış olanlar) ve Ahbar olanlar da (zahidler, yahudi âlimler, hahamlar) Allâh'ın Kitab'ından korumakla görevli oldukları ile hüküm verirler ve onlar, onun üzerine şahidler oldular. Artık insanlardan korkmayın,Ben'den korkun ve Benim âyetlerimi az bir değere satmayın. Ve kim, Allâh'ın indirdiği ile hükmetmezse, o taktirde işte onlar, onlar kâfirlerdir.

5 / MAİDE - 46 : Onların izleri üzerine, Tevrat'tan ellerinde bulunanı tasdik edici olarak Hz. Meryem'in oğlu İsâ'yı gönderdik. Ve ona, içinde bir hidâyet ve bir nur olan, Tevrat'tan ellerinde bulunanı tasdik eden ve müttekîler (takvâ sahipleri) için, hidâyete erdirici ve vaaz edici (öğüt verici) olan İncil'i verdik.

  Nurun sahibi olanlar ancak CENNET  EHLİ olabilirler orada onların nurlarıyla beraber olduğunu Allah’uteala bildiriyor ve cehennemliklerin nurlarının olmadığı da açık.

57 / HADİD – 12-13-14: O gün, mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında koşarken görürsün. Bugün sizin müjdeniz,orada ebediyyen kalacağınız, altından nehirler akan cennetlerdir. İşte o,fevzül azîmdir (en büyük kurtuluştur). Münafık erkeklerin ve münafık kadınların, âmenû olanlara: “Bizi bekleyin, sizin nurunuzdan bir parça alalım.”diyeceği gün, onlara:“Haydi arkanıza dönün ve nur arayın.” denir. Artık onların arasına, kapısı olan bir duvar çekilmiştir. Onun iç kısmında, orada rahmet ve onun dış tarafında,ondan (duvardan) önce azap vardır. Onlara seslenirler: “Biz, sizinle beraber olmadık mı?” (Onlar): “Evet, fakat siz kendinizi fitneye düşürdünüz, beklediniz ve şüphe ettiniz. Allah'ın emri (ölüm emri) gelinceye kadar emaniyye sizi aldattı. Ve garur (aldatanlar, şeytan ve avaneleri), sizi Allah ile (Allah “Gafur'dur, Rahîm'dir, sizi affeder.” diyerek) aldattı.” dediler.

   Demekki NUR sahibi olmak şarttır,bunun için yapılması gereken evvelemirde ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK,HİDAYETİ DİLEMEK (hidayet;Allah’a ulaşmaktır aliimran/73,bakara/120,enam/71)

-Dilemekle %2 lik rahmet nuruna sahip olunur.

-Mürşidine tabi olmakla,”devrin imamının ruhunun başının üzerinde yer almasıyla” kişi devriimamının başındaki nur ile insanlar arasında yurumeye başlar.

-Salah makamına ulaşınca üç nurun sahibi olur.

1-Devrin imamının nuru.

2-Kendisine verilen salah nuru

3-Kendi ruhu da başının üzerinde yer aldığı için onun başının üstündeki nur

   Allah’utealanın muradı,bütün insanların NUR sahibi olmasıdır.Allah’ın düşmanları şeytanın dostları olanlar da o nuru engellemeye çalışırlar.

9 / TEVBE - 32 : (Onlar) ağızları ile Allah'ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlamaktan başkabir şey istemez.

61 / SAF - 8 : Onlar, ağızları ile Allah'ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlayacak olandır.

Allah razı olsun/          FERHAT BAŞTUĞ “www.ferhatbastug.com”

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile