Bilgi

Sevgili kardeşlerim!.. Bu sitededeki bütün yazılar,  mp3 sohbetler,  TV programları, tamamen Efendimizden öğrendiğimiz ilimle gerçekleştirilmiştir. Sizler de Allah’a ulaşmayı dileyip, Hacet Namazı ile Allah’a sorarak öğrenip tabi olacağınız Mürşidiniz, Allah’tan aldığı ilimleri sizlere de öğretecektir inşaallah. Allah hepinizden razı olsun.

ALLAH’A KARŞI HAŞYET SAHİBİ OLMAK NEDİR ?
Ferhat BAŞTUĞ - Makaleleri

lale4ALLAH’A KARŞI HAŞYET SAHİBİ OLMAK,NEDİR ? ÖNEMLİMİDİR ?;

MULK - 12 :Muhakkak ki onlar, gaybda Rab'lerine huşû duyarlar. Onlar için mağfiret ve büyük ecir vardır.

   Haşyet,ha,şın,ye harflerinden oluşan HAŞİYE kökünden gelmedir.

   Lugat anmlamı,Korkmak ama cezlandırmadan değil Allah’ın kendi üzerindeki sevgisinin azalmasından korkmaktır.

   Allah’uteala herkesi sever ama derecesi farklıdır.İnananı inanmayanı,kendisine şirk koşanı,asi olanı da sever.Eğer sevmese dünyada onları rızıklandırmazdı.Ve yaptıklarına karşılık hemen ceza verirdi.Herkesin hallerini de düşüncelerini de bilir.

   Kişi, başlangıcta her hareketinde “ kendi menfaatını düşünerek nefsinin arzularının peşinde koşarsa şeytan la beraber olur o yönlendirir ama hep kendi düşüncesi zanneder”Bu da,o kişinin üzerindeki ALLAH IN SEVGİSİNİN AZALMASINA sebep olur.Ve kendisine zulmetmiş olur günah kazanır.

   Eger kişi bunlara dikkat eder,her olayda Allah ın kendisini gördüğünü hissederek hareket ederse,bu düşünce onun HAŞYET SAHİBİ olmasını sağlar.Bu Allah’ın kendi üzerindeki sevgisinin azalacağından korkmaktır.Allah’ın rızasını gözetmektir,o rızaya tabi olmaktır.İşte Allah’ın rızasına tabi olma olayı,o nu mutlaka Allah’a yönelmeyi(Allah’a ulaşmayı dilemeyi) ve o’na(Allah’a)teslim olmayı idrak edebilecek Allah’a davet eden bir davetcinin sohbetine ulaştıracaktır.

MAİDE - 16 :Allah (c.c.), rızasına tâbî olan kişiyi onunla (Resûlü ile) teslim yollarına hidayet eder. Kendi izniyle onları karanlıktan aydınlığa (zulmetten nura) çıkarıp Sırât-ı Mustakîm'e hidâyet eder (ulaştırır).

   O sohbete,konferansa,radyo ve televizyon konuşmalarına muhatap olur.Orada anlatılanları işitmesine ve idrak etmesine vesile olur.Orada anlatılanların hepsinin Allah tan geldiğini Allah ın kelamı olduğunu idrak eder.Öğüt alır.

TAHA/2,3:Kur'ân'ı sana meşakkat (güçlük) olsun diye indirmedik.Huşû sahiplerine zikir (öğüt) olsun diye.

A'LÂ/9-10-11-12:O halde, eğer zikir fayda verecekse zikret (zikri öğret, öğüt ver).Allah'a karşı huşû duyan kişi zikir yapacaktır (ve tezekkür edecektir.öğüt alacaktır.)
Ve şâkî olan, ondan (zikirden) içtinap edecek (kaçınıp zikretmeyecek).
Ki o (şâkî), büyük ateşe atılacak.

YASİN – 10-11 :Ve onları uyarsan da uyarmasan da onlar için eşittir. Onlar âmenû olmazlar (Allah'a ulaşmayı dilemezler).Sen sadece zikre tâbî olanı ve gaybtaki Rahmân'a haşyet duyanı uyarırsın. Öyleyse onu mağfiret ile (günahların sevaba çevrilmesiyle) ve "kerim ecir" ile müjdele.

NAZİAT/43-44-45 :Sende onun zikrinden (başka) ne var (onun beyanından başka bir bilgin yoktur).
Onun sonu, Rabbinedir.Sen sadece, O'na huşû duyan, O'ndan korkanlar için bir uyarıcısın.

   Bu ayetlerin işitilip idrak edilebilmesi,Allah’ın yardımıyladır.Ayrıca Haşyet sahibi olmak, hayır kazanmaktır

HAC - 54 :Ve kendilerine ilim verilenlerin, onun (irşad makamının, Velî Resûl'ün, Nebî Resûl'ün) söylediklerinin Rabbinden bir hak olduğunu bilmeleri, O'na îmân etmeleri, onların kalplerinin O'nu (Allah'ı) idrak etmesi (kalplerinden ekinnetin alınıp yerine ihbat sistemi konarak kalplerin mutmain olması) içindir. Muhakkak ki Allah, âmenû olanları (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) mutlaka Sıratı Mustakîm'e hidayet edendir.

   Kişi buraya HAŞYET SAHİBİ olduğu için geldi.Allah’a ulaşmayı dileyerek göğsünün şerh olmasıyla(yarılmasıyla) rabbinden bir nur üzere olacak ve hacet namazını kılarak mürşidini bulup o’na tabi olacak ve nefsini tezkiye ederek Allah’a ruhu ulaşacaktır.Çünkü HAŞYET sahipleri ancak ezelde Allah’a verdikleri AHD’i yerine getirebilir ve imzaladıkları sözleşmeyi bozmazlar(misak)

RAD – 20-21 :Onlar, Allah'ın ahdini ifa ederler (ruhlarını, vechlerini, nefslerini ve iradelerini Allah'a teslim ederler). Ve misaklerini (diğer teslimlerle birlikte iradelerini de Allah'a teslim edeceklerine dair misaklerini) bozmazlar. Ve onlar Allah'ın (ölümden evvel), Allah'a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O'na (Allah'a) ulaştırırlar. Ve Rab'lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan (cehenneme girmekten) korkarlar.

   O sözleşmeyi yerine getirmek isteyen Allah’a yönelir.

RAD - 27 :Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O'na yönelen kimseyi Kendine ulastırır (hidayete erdirir).”

   Allah’ta o kişiye verdiği hidayete erdirme vaadi gereği onun göğsünü islama acar

EN'AM - 125 :Öyleyse Allah kimi Kendisine ulaştırmayı dilerse onun göğsünü yarar ve (Allah'a) teslime (İslâm'a) açar. Kimi dalâlette bırakmayı dilerse, onun göğsünü semada yükseliyormuş gibi daralmış, sıkıntılı yapar. Böylece Allah, mü'min olmayanların üzerine pislik (azap, darlık, güçlük) verir.

   Ancak göğsü İslam a acılan kişi rabbinden bir nur üzere olabilir ve dalalette kalmaz kalbi kasiyet(karanlık)bağlamaz.

ZUMER - 22 :Allah kimin göğsünü İslâm için (Allah'a teslim için) yarmışsa artık o, Rabbinden bir nur üzere olur, değil mi? Allah'ın zikrinden kalpleri kasiyet bağlayanların vay haline! İşte onlar, apaçık dalâlet içindedirler.

RUM - 31 :O'na (Allah'a) yönelin (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

   O haşyet sahipleri Allah’ın davetcilerinin sözlerini işiterek Allah’a ulaşmayı dilerler,mürşidlerini Allah’tan sorarak onlara tabi olup nefs tezkiyesini gercekleştirdiğinde de ruh’ları Allah’a ulaşır.

FATIR - 18 :Ve yük taşıyan birisi (bir günahkâr) başka birinin yükünü (günahını) yüklenmez. Eğer ağır yüklü kimse, onu (günahlarını) yüklenmeye (başkasını) çağırsa bile ondan hiçbir şey yükletilmez, onun yakını olsa dahi. Sen ancak gaybte Rabbine husû duyanları ve namazı ikame edenleri uyarırsın. Ve kim tezkiye olursa (nefsini tezkiye ederse), o taktirde bunu sadece kendi nefsi için yapar. Ve dönüş Allah'adır (Nefs tezkiyesi ile ruh Allah'a döner, ulaşır).

   Ayrıca bu HAŞYET, kişinin kalben yönelmesini(Allah’a ulaşmayı dilemesini)ve takva sahibi olmasını sağladığı KAF – 31-32-33 :Ve cennet, takva sahipleri için uzak olmayarak yaklaştırıldı.İşte size vaadolunan şey budur (cennettir). Bütün evvab (ruhu Allah'a ulaşarak sığınmış), ve hafîz olanlar (başlarının üzerine devrin imamının ruhu ulaşmış olanlar) için.Gaybda Rahmân'a huşu duyanlar ve münib (Allah'a ulaşmayı dileyen) bir kalple (Allah'ın huzuruna) gelenler (için).

   Takva sahibi olan kişinin de günahları örtülüyor sonra da örtülen günahlar sevaba cevriliyor.

ENFAL - 29 :Ey âmenû olanlar, Allah'a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.

      Nasıl Allah’a ulaşmayı dileyebildik HAŞYET SAHİBİ olarak. HEDEF, ALLAH’A ULAŞMAK bunun için Allah’a ulaşmayı dilemek şart ki Allah o kişiyi kendine hidayet etsin(kendine ulaştırsın) bunun için bizim HAŞYET SAHİBİ OLMAMIZ o’na (Allah’a ulaşmayı dilemeye) bir vesiledir.

   Allah hepinizden razı olsun.Daha geniş açıklama:www.ferhatbastug.com adresinde,”NEDEN DÜNYA VE AHİRET SAADETİ İÇİN ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK ŞARTTIR” Dosyasındadır.

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile