Bilgi

Sevgili kardeşlerim!.. Bu sitededeki bütün yazılar,  mp3 sohbetler,  TV programları, tamamen Efendimizden öğrendiğimiz ilimle gerçekleştirilmiştir. Sizler de Allah’a ulaşmayı dileyip, Hacet Namazı ile Allah’a sorarak öğrenip tabi olacağınız Mürşidiniz, Allah’tan aldığı ilimleri sizlere de öğretecektir inşaallah. Allah hepinizden razı olsun.

HERKES HERŞEYİ “ALLAH’IN RIZASI İÇİN YAPTIĞINI” ZANNEDER!
Ferhat BAŞTUĞ - Makaleleri

lale5HERKES HERŞEYİ “ALLAH’IN RIZASI İÇİN YAPTIĞINI” ZANNEDER!...

 GERÇEKTEN  ALLAH’IN RIZASINI İSTEMİŞSENİZ, NETİCESİNE KENDİNİZ ŞAHİD OLURSUNUZ. YA HEDEFE (ALLAH’A) YÖNELMİŞSİNİZDİR, YA DA KENDİNİZİ KANDIRIYORSUNUZ (NEFS’İNİZİN RIZASINA TABİSİNİZ)  “AYİNESİDİR KİŞİNİN İŞİ LAFA BAKILMAZ !..”

Allah’ın rızası fazmıdır ?

   Evet farzdır.O bizim Rabbimizdir,Halıkımızdır,Herşey onun rızası için yapılmalıdır.

 HADİD - 27 : Sonra onların izleri üzerine resûllerimizi ardarda gönderdik. Ve Meryemoğlu İsa (A.S)'ı gönderdik ve O'na İncil'i verdik. Ve O'na tâbî olanların kalplerinde refet (şefkat) ve rahmet kıldık. Ve onlar, O'na ruhbanlık ihdas ettiler. BİZ ALLAH’IN RIZASINI  İBTİGA ETMEKTEN (Gaye edinmekten) BAŞKASINI FARZ KILMADIK.Oysa O'na hakkıyla riayet etmediler. Böylece onlardan, âmenû olanların ecirlerini verdik ve onlardan çoğu fasıklardı.

  * Allah’ın rızasını gaye edinebilmemiz,Allah’ın zatını (O’na ulaşmayı dilememiz) GAYE EDİNMEMİZ le mümkündür.Ki Allahtan razı olalım o da bizden razı olsun.BUNU KALB’EN GERCEKLEŞTİREBİLDİKMİ ?

 LEYL/20,21:sadece, Yüce Rabbinin Vechi'ni (Zat'ını) ibtiga etti (diledi).Ve o, yakında mutlaka razı olacak.

  *Allah’ın RIZASI ancak TAKVA SAHİBİ OLANLAR için vardır.Takva sahibi olabilmek te yine ALLAH’A YÖNELMEKLE (O’na ulaşmayı dilemekle) mümkündür.Takva ve Allah’ın rızası,birbirlerini tamamlayan birer unsur olduğu için o zaman BİNASINI SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNE KURMUŞ OLUR.(Tevbe/109)

AL-İ İMRAN – 14,15 : İnsanlara, "kadınlara, oğullara, kantar kantar biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, hayvanlara ve ekinlere olan sevgiden oluşan" şehvetleri (aşırı düşkünlükleri) güzel gösterildi. Bunlar, dünya hayatının menfaatleridir. Ve Allah, O'nun katındaki en güzel sığınaktır.De ki: "Size bundan daha hayırlısını haber vereyim mi? Takva sahibi olanlar için, Rabb'lerinin katında, içinde devamlı kalacakları, altından nehirler akan cennetler, temiz eşler ve Allah'ın rızası vardır." Allah kullarını en iyi görendir.

   *Takva sahibi olabilmek te yine ALLAH’A YÖNELMEKLE (O’na ulaşmayı dilemekle) mümkündür.KALB’TEN ULAŞMAYI DİLEDİK Mİ?

RUM/31- O'na (Allah'a) yönelin (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

  * Başımıza gelen olaylara sabradip “Şükrettiğimiz zaman”.Mümkündür.BAŞIMIZA GELEN OLAYLARA KARŞI DAVRANIŞIMIZ NASIL ?

ZÜMER/7:Eğer inkâr ederseniz, muhakkak ki Allah, sizden Gani'dir (size ihtiyacı yoktur). Ve O, kulları konusunda küfre razı olmaz. Ve eğer şükrederseniz sizden razı olur. (Hiç)bir günahkâr, diğerinin (başkasının) günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. Böylece size yapmış olduklarınızı haber verecek. Muhakkak ki O, sinelerde olanı bilendir.

   İşte bu istikamette bir gayretin içinde olan kimse; “ALLAH’IN RIZASINA TABİ OLAN”dır.Allah’ın rızasına tabi olan kimseyi de Allah’uteala,”GAZABIN’DAN UZAKLAŞTIRARAK” Bulunduğu kavim içinden onların üzerine bir NİMET olmak üzere göreve tayin ettiği RESUL’ün veya ona tabi olan bir MÜRŞİDİN veya onlara tabi olan bir vekilinin “RADYO,TV,KONFERANS veya SOHBETİNE”ulaştırır.Orada ilim sahibi kılar (Kalu bela günü Allah’a verilen AHD’in gereği olarak ölmeden evvel-ruh’unun Allah’a ulaşmasının var olduğunu,farz olduğunu ve kendisinin de bunu dileyerek gercekleştirmesinin gereğini öğrenir).Bu dileğin ardından da Allah, o kişinin ALLAH’A ULAŞMA talebini işitir,bilir.(Ankebut/5) ve kendisine ulaştırmayı (HİDAYET ETMEYİ) diler.(Rad/27)

ANKEBUT/5- Kim Allah'a mülâki olmayı (hayattayken Allah'a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah'ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah'a ulaşacaktır). Ve O; en iyi işiten, en iyi bilendir.

RAD/27- De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O'na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).”

HAC-54: Ve kendilerine ilim verilenlerin, onun (irşad makamının, Velî Resûl'ün, Nebî Resûl'ün) söylediklerinin Rabbinden bir hak olduğunu bilmeleri, O'na îmân etmeleri, onların kalplerinin O'nu (Allah'ı) idrak etmesi (kalplerinden ekinnetin alınıp yerine ihbat sistemi konarak kalplerin mutmain olması) içindir. Muhakkak ki Allah, âmenû olanları (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) mutlaka Sıratı Mustakîm'e hidayet edendir.

AL-İ İMRAN – 162,163,164 : Artık, Allah'ın rızasına tâbî olan kimse, Allah'dan gazaba uğramış ve barınacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? Ve (o) ne kötü varış yeri. Onların (Allah'ın rızasına tâbî olanların) kazandıkları dereceler, Allah'ın katındadır. Ve Allah, onların yaptıklarını en iyi görendir.And olsun ki Allah, müminleri, "Onların aralarında (kendi zamanlarında, kendi kavimleri içinde), kendilerinden bir resul beas ederek (başlarının üzerine devrin imamının ruhu bir nimet olmak üzere)" nimetlendirdi (lutufda bulundu). Onlara, O'nun (Allah'ın) ayetlerini tilâvet eder, onları tezkiye eder, onlara kitap ve hikmeti öğretir. Ondan evvel ise (resule tâbi olmadan evvel), onlar elbette apaçık dalâlet içinde idiler.(RESULLER HER DÖNEMDE VARDIR)

MAİDE - 16 : Allah (c.c.), rızasına tâbî olan kişiyi onunla (Resûlü ile) teslim yollarına hidayet eder. Kendi izniyle onları karanlıktan aydınlığa (zulmetten nura) çıkarıp Sırât-ı Mustakîm'e hidâyet eder (ulaştırır).

   *Allah’ın o kişiyi kendisine hidayet etmeyi murat etmesi o kişinin “göğsünü İSLAM’A ACMASINI”sağlar.

ENAM/125: Öyleyse Allah kimi Kendisine ulaştırmayı dilerse onun göğsünü yarar ve (Allah'a) teslime (İslâm'a) açar. Kimi dalâlette bırakmayı dilerse, onun göğsünü semada yükseliyormuş gibi daralmış, sıkıntılı yapar. Böylece Allah, mü'min olmayanların üzerine pislik (azap, darlık, güçlük) verir.

   *Göğsü İSLAM’A açılan kişi “RABBİNDEN BİR NUR” üzere olan (Zulmetten nura çıkmış olan) dır.

ZÜMER/22: Allah kimin göğsünü İslâm için (Allah'a teslim için) yarmışsa artık o, Rabbinden bir nur üzere olur, değil mi? Allah'ın zikrinden kalpleri kasiyet bağlayanların vay haline! İşte onlar, apaçık dalâlet içindedirler.

   *Ve Hidayet’e ereceği için de,“SIRATIMUSTAKİM” Üzere olandır.

MÜLK:22: Öyleyse yüzüstü sürünerek yürüyen kimse mi daha çok hidayete ermiştir, yoksa Sıratı Mustakîm üzerinde düzgün (dimdik, seviyeli) yürüyen mi?

   *Ve Allah’a ve Resulüne itaat ederek “Tezkiye işleminde” RIZAYA ulaşacaktır.(Nefs’in 7 kademesinin 5. Ve 6. Kademelerinde olan “RAZİYE-kişinin Allah’tan razı olması- ve MARZİYE-Allah’ın o kişiden razı olması-”gercekleşecektir.)

FECR - 28 : Rabbine dön (Allah'tan) razı olarak ve Allah'ın rızasını kazanmış olarak!

   *Allah’ın rızasına tabi olan kişi;Hem TAKVA sahibi olmuştur,Hem de Hidayet’e adım atmıştır ve neticede HİDAYETE erecektir.Dolayısıyla da kişi artık “Binasını,ALLAH’TAN  TAKVA ve RIZA üzerine kurmuştur”

   *Enbüyük RIZA ise,Nefs’in tasviyesi (Nefs’in afetlerinin tamamen yok olması) neticesinde gercekleşecektir.

BAKARA - 207 : Ve insanlardan, Allah'ın rızasını dileyerek (Allah'ın rızası karşılığında) kendi nefsini satan kimseler vardır. Ve Allah, kullarına Rauf'tur (çok şefkatlidir).

   *Peki Allah’ın RIZASINI KERİH (İstemezlerse) görürlerse netice ne olur ?

 Allah hepinizden razı olsun.FERHAT BAŞTUĞ Daha geniş açıklama:www.ferhatbastug.com Adresinde,”ALLAH’IN RIZASI NASIL GERCEKLEŞİR” Makalesindedir.

 

 

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile