Bilgi

Sevgili kardeşlerim!.. Bu sitededeki bütün yazılar,  mp3 sohbetler,  TV programları, tamamen Efendimizden öğrendiğimiz ilimle gerçekleştirilmiştir. Sizler de Allah’a ulaşmayı dileyip, Hacet Namazı ile Allah’a sorarak öğrenip tabi olacağınız Mürşidiniz, Allah’tan aldığı ilimleri sizlere de öğretecektir inşaallah. Allah hepinizden razı olsun.

NEDEN İMTİHAN ?
Ferhat BAŞTUĞ - Makaleleri

lale3Selamunaleykum sevgili kardeşlerim "İNSAN HAYATINDA.BEŞ ŞEY KADERDİR" Doğum,evlenme,ölüm,imtihanlar ve duaların kabulü.Bunlardan en önemlisi,İMTİHAN dır.Allah,bu imtihanları ya kendisi takdir ederek ya da bizim dışımzdaki iradelerin bize karşı yapmak istediklerine müsade etmek suretiyle "BU İMTİHANLARDAN İBRET ALARAK-ALLAH'A ULAŞMAYI DİLEYEREK- DÜNYA VE AHİRET SAADETİNE ULAŞABİLMEMİZ İÇİNDİR" bize eziyet için değil.

   Bununla ilgili ayetlere,hadislere ve bu imtihanları yaşayan Allah’ın evliyalarının sözlerine baktığımızda gercek mahiyetini idrak ederiz.

''Farisi mısra tercemesi:
Seni sevmek,dert ve gam tadmak içindir.Yoksa rahat ettirecek şeyler çoktur.'' (140.mektub)
Mektubat Tercemesi'nden.(İmamı rabbani hz.)

   Hedefi  Büyük Olanın İmtihanı Ağır Olur...SAİD NURSİ HZ.

 39 / ZUMER - 49 : İnsana bir zarar dokunduğu zaman Bize dua eder. Sonra ona tarafımızdan bir ni'met gönderdiğimizde: "Bu ancak bana bir ilim üzerine verildi." der. Hayır, o bir imtihandır. Ve lâkin onların çoğu bilmezler.

22 / HAC - 53 : Kalplerinde maraz (hastalık) olan ve kalpleri kasiyet bağlamış (kararmış ve sertleşmiş) olanlara, şeytanın ilka ettiği (ulaştırdığı) şeyi fitne (imtihan) kılmak içindir. Ve muhakkak ki zalimler, elbette uzak bir ayrılık içindedirler (Sıratı Mustakîm'den uzaklaşmışlardır, ayrılmışlardır).

34 / SEBE – 20-21
Ve andolsun ki iblis, onlar üzerindeki zannını (hedefini) yerine getirdi. Böylece mü'minleri oluşturan bir fırka (Allah'a ulaşmayı dileyenler) hariç, hepsi ona (şeytana) tâbî oldular. Ve onun (iblisin) onlar üzerinde bir sultanlığı (nüfuzu, tesiri) yoktu. Ahirete (hayatta iken ruhunu Allah'a ulaştırmaya) inanan kişi ile ondan (Allah'a ulaşmaktan) şüphe içinde olanları bilmemiz için (iblisle onları imtihan ettik). Ve senin Rabbin herşeyi hıfzedendir.

76 / İNSAN - 2 : Muhakkak Biz, insanı (iki hücrenin) birleşimi olan bir nutfeden yarattık. Onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işiten, gören (bir varlık) kıldık.

9 / TEVBE - 126 : Ve onlar, senede bir veya iki kere imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra tövbe etmiyorlar (Allah'a yönelmiyorlar) ve onlar zikir yapmıyorlar (Allah'ın ismini ardarda tekrar etmiyorlar).

7 / A'RAF – 155-Musa as…. İçimizden sefihlerin yaptıklarından dolayı, bizi helâk mı edeceksin? O ancak Senin bir imtihanındır. Onunla dilediğini dalâlette bırakırsın ve dilediğini hidayete erdirirsin. Sen, bizim dostumuzsun. Artık bizi mağfiret et ve bize rahmet (merhamet) et. Sen, mağfiret edenlerin en hayırlısısın.”

2 / BAKARA – 155-156-157
Ve sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da maldan, candan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele.Onlar ki; kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O'na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O'na döneceğiz (ulaşacağız).” dediler.
Onlar (dünya hayatında Allah'a mutlaka döneceklerinden emin olanlar var ya), Rab'lerinden salâvât ve rahmet onların üzerinedir. İşte onlar, hidayette olanlardır.

Hadis

---Resulullah (SAV) Efendimiz Rabb’ ından naklen anlatıyor:"Allah-ü Teâlâ şöyle buyurdu: Ey Âdemoğlu, seni Kendim için yarattım. Eşyayı da senin için yarattım. O halde Kendim için yarattığımı, senin için yarattığımın ayarına düşürme."

 

---Resulullah (SAV) Efendimiz şöyle buyurdu:

"Allah-ü Teâlâ bir kulu severse, onu çeşitli denemelere tâbi tutar."

Yani iptilaya uğratır. Kul o iptilalara sabrettiği takdirde ona üstünlük vererek sever. Şayet şükür yoluna girerse bu sefer ONU ZATINA ULAŞMAYI DİLEMESİ İÇİN SECER."

 

---Resulullah (SAV) Efendimiz şöyle buyurdu:"Allah-ü Teâlâ şöyle buyurdu:O kimse ki kazama rıza göstermez, belama sabretmez, nimetlerime de şükretmez, artık varsın Ben'den başka bir Rabb arasın..."

 

---"Kendisine bir musibet gelen müslüman Allah'ın emrettiği: "inna lillahi ve inna ileyhi raci'un, allahümme ecirni fi musibeti vahluf li hayran minha: "Biz Allah'ınız ve ancak O'na döneceğiz. Bana bu musibetim için ücret ver. Ve bana bunun arkasından daha hayırlısını ver" derse Allah o musibeti alır ve mutlaka daha hayırlısını verir." (Müslim, Cenaiz 3, 918; Tirmizi, Daavat 88, 3516; Kütüb-ü Sitte, c.9, 3233)

 

6 / EN'AM - 53 : Ve “Aramızdan, Allah'ın ni'metlendirdikleri bunlar mı?” derler diye, onları birbirleri ile işte böyle imtihan ettik. Allah, şakirleri (şükredenleri) en iyi bilir, öyle değil mi?

20 / TAHA - 131 : Ve onlardan bazılarına, onları imtihan etmemiz için, (onlarla) metalandırdığımız (faydalandırdığımız) dünya hayatının ziynetlerine gözlerini dikme (imrenme). Ve Rabbinin rızkı daha hayırlıdır ve bâkidir (devamlıdır).

89 / FECR – 15-16 : Fakat insan, ne zaman Rabbi onu imtihan edip, böylece ona ikram eder ve onu ni'metlendirirse, o zaman: “Rabbim bana ikram etti.” der. Ve fakat, ne zaman onu imtihan edip, böylece onun rızkını ölçülü verirse (daraltırsa), o zaman: “Rabbim bana ihanet etti.” der.

18 / KEHF - 7 : Muhakkak ki Biz, yeryüzünde olan şeyleri, onların hangisi daha güzel amel edecek diye imtihan etmemiz için, ona (arza) ziynet kıldık.

11 / HUD - 7 : “Hanginiz en güzel ameli yapacak?” diye sizi imtihan etmek için 6 günde (6 yevmde) semaları ve yeryüzünü yaratan O'dur. Ve O'nun arşı su üzerinde idi. Eğer sen: “Muhakkak ki siz, ölümden sonra beas edileceksiniz (diriltileceksiniz).” dersen, kâfir olan(inkâr eden, örten) kimseler mutlaka (şöyle) derler: “Bu ancak apaçık bir sihirdir.”

67 / MULK - 2 : “Sizin hanginizin en güzel ameli yapacağını” imtihan etmek için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. Ve O; Aziz'dir, Gafûr'dur.

29 / ANKEBUT – 2-3-4-5-6
İnsanlar, "amenna (îmân ettik)" demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar?
Ve andolsun ki onlardan öncekileri de imtihan ettik. Allah sadıkları da (doğru söyleyenleri de) tekzip edenleri de (yalancıları da) mutlaka bilir.
Yoksa seyyiat işleyenler (kötülük yapanlar), Bizim imtihanımızı geçeceklerini mi sandılar? Hüküm verdikleri şey ne kötü!
Kim Allah'a mülâki olmayı (hayattayken Allah'a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah'ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah'a ulaşacaktır). Ve O; en iyi işiten, en iyi bilendir
Ve kim cihad ederse, o taktirde sadece kendi nefsi için cihad eder. Muhakkak ki Allah, âlemlerden müstağnidir (hiçbir şeye ihtiyacı yoktur)

25 / FURKAN - 20 : Ve senden önce (de), gerçekten yemek yiyen ve çarşılarda dolaşan resûllerden başka (farklı bir) resûl göndermedik. Ve sizin bir kısmınızı bir kısmınıza “sabrediyor musunuz” diye fitne (imtihan) kıldık. Ve Rabbin, en iyi görendir

47 / MUHAMMED - 31 : Ve sizin aranızdan mücahitler ve sabredenler Bize belli oluncaya kadar sizi mutlaka imtihan ederiz. Ve haberlerinizi de imtihan edeceğiz.

49 / HUCURAT - 3 : Allah'ın Resûl'ünün yanında seslerini alçaltanlar; işte onlar, Allah'ın takva için kalplerini imtihan ettiği kimselerdir. Onlar için mağfiret ve büyük ecir vardır.

3 / AL-İ İMRAN - 186 : Mallarınız ve canlarınız hususunda siz mutlaka imtihan olunacaksınız. Sizden önce kitap verilenlerden ve şirk koşanlardan elbette birçok incitici (sözler) duyacaksınız. Eğer siz sabrederseniz ve takva sahibi olursanız ki bu muhakkak, işlerin “âzim” olanlarındandır.

6 / EN'AM - 165 : Ve sizi yeryüzünün halifeleri yapan, size verdiği şeylerle sizi imtihan etmek için, bir kısmınızın derecelerini diğer bir kısmınızın üstüne yükselten O'dur. Muhakkak ki; senin Rabbin, cezası çabuk olandır. Ve muhakkak ki; O, mutlaka Gafur'dur (mağfiret edendir), Rahîm (rahmet nuru gönderen)'dir.

İmtihan Sınanma ve denenme, mutlaka gereklidir. Özelliklede Allah dostluğunda iddialı olanlar için. Eğersınav ve imtihan olmasaydı, her önüne gelenevliyalık iddiasında bulunur, Allah dostu olduğunusöylerdi. İşte bunun içindir ki, büyüklerden birişöyle demiştir: “Belâ, velayete vekil tayinedilmiştir. Ta ki, her önüne gelen evliyalıkiddiasına kalkışmasın.”
Halktan gelen eza ve cefalara sabredip katlanmakve onların kusurlarından vazgeçmek de, evliyalığınalâmetleri cümlesindendir.İşin kolay olduğunu sanmayınız. Sizin birçoğunuz,ihlaslı birer mümin olduklarını iddia ederler.Halbuki onlar, gerçekte birer münafıktırlar. Eğer
imtihan olmasaydı, ihlaslı mümin olma iddialarıçoğalırdı. Herkes, kendisinin Allah dostu olduğunuiddia ederdi.Kim ki kendisinin hilim (yumuşaklık) sahibi
olduğunu iddia ederse, biz de onu, kendisiniöfkelendirme yoluna başvurarak imtihan ederiz.
Aynı şekilde, cömertlik sahibi olduğunu iddiaedeni, kendisinden bir şeyler isteyerek imtihan
ederiz. Hasılı, her kimki bir şey iddia ederse, biz deonu iddia ettiği şeyin zıddı ile imtihan ederiz.Kul Marifetullah’a eriştiği zaman, Allah onunkalbini bütünüyle kendisine yaklaştırır.
Vereceklerini bütünüyle verir. Onu bütünüylekendisine dostluk ettirir. Bütünüyle aziz kılar.Kişinin bütün bu ilâhi lütuflara tamamen sahipolduğu bir anda, -Hz. Eyyüb’e yaptığı gibi- onlarıbirdenbire elinden alır. Kendisini fakir düşürür.
Nefsini başına tekrar musallat eder. Onunla arasınabir perde koyar. Bütün bunları yapmakla Allah,kulunu denemek, nimetler elinden gidince nasıl
hareket edeceğini bizzat kendisine göstermek ister.Eğer kul, halinde sebat eder ve Allah yolundanayrılmazsa, perdeleri kaldırır ve daha önceleri, sırfdenemek için geri aldığı nimetleri ve ilâhi lütuflarıkendisine gene bahşeder.Belâdan kaçma. Zira, sabırla karşılandığı takdirdebelâ, her hayrın esasıdır, temelidir. Peygamberliğin
de, risaletin de, evliyalığın da, marifetullah’ın da,muhabbetin de esası, belâdır. Belâlara sabrediptahammül göstermediğin takdirde, senin için temel
yok demektir. Halbuki herhangi bir bina, ancaktemel olursa ayakta durabilir.
Allah seni kendisine yakınlaştırır. Seni yedirir,içirir. Sana hakikatlerin kapılarını açar. Seni kendi lütuf ve yakınlık sofrasına oturtur. Önüne nimetler
serer. Buna karşılık, senin de bu hayatta asla eminlik içinde bulunmamanı ister.Bu dünya, hüzün yeridir. Şimşek, bir parlayıştanibarettir. Çoğu kez, peşinden hemen yağmur gelir.

 ALLAHA ULAŞMAYI DİLEYEN KİMSENİN FIKIH HASSASININ ÇALIŞMASI:

 “Dünyasevgisi, herhatanın başıdır.” Çıkarını sağlama ve zararlarıdefetme evinden çıkmadıkça, senin konuşmayahakkın yok.Hızla esasa gel, temele koş. Temeli sağlamladığınan, binayı yapmaya koyul. Temelin harcı fıkıhdır(İslam hukukudur). Fıkıh dedimse bundan
maksadım, ilmihal ve fıkıh kitaplarında yazılan,bedenle ve zahirle ilgili fıkıh değildir. Bilakis, kalpfıkhıdır. Kalp fıkhı, seni Allah’a yaklaştırır. Zahirle
ve bedenle ilgili fıkıh ise, halka yakınlaştırır,hükümdarlara ve devlet ileri gelenlerine
yakınlaştırır

ALLAHU TELANIN SEÇMESİ :

. Bir kimse Allah’a yaklaşınca, Allah onu sever ve seçer. Kalb gözü açılır. Nimet, in’am ve ihsan kapıları ona açık olur. 41. Makale

- Dünya bir yaratıktır; biz de yaratıldık. îkimiz de bir yaratıcıya, sahibe muhtacız. Muhtaç, muhtaçtan nasıl bir talepte bulunur?. Bu
durumda yaratılmışa gerekir ki, yaratanı araya..

HAYIR ŞER

• Tahtayı yontmak, onu mahvetmek için degildir; dogramacının, marangozun gönlündeki istege uydurmak içindir!

• Bu yüzdendir ki, Allah yolundaki serlerin hepsi de hayırdır; onun hayır olusu, güzelligi, sonunda meydana çıkar,

görülür! (c.IIl, 1139)

MUSİBETLRİN HAYIR OLUŞU:

4165. Bostanda sular içtin, yeşerdin, terü taze bir hale geldin ya… İşte o su içiş, bu ateşe düşmen içindi.

Allah’nın rahmeti, kahrından ileridir, kahrından fazladır ve ezelîdir. Bu yüzden de bir kimseyi belâlara uğratması,rahmetindendir.

Varlık sermayesi elde edilsin diye rahmeti, kahrından ileridir, üstündür.

Etle deri lezzetsiz meydana gelmez. Fakat onlar meydana gelmedikçe sevgilinin aşkı, onları nasıl eritebilir?

İşte bu takdir neticesi olarak sen de kahırlara uğrarsan eseflenme… bu kahırlar yüzünden elindeki sermayeyi sevgiliye

bağışlarsın.

4200. Bu suretle de kendimi kaynamaya, vereyim de onun kucağına ulaşayım, ona kavuşmaya bir yol bulayım!

MESNEVİ

 

Meb yayınları  mesnevi III  baskı yılı 1991 Sayfa216-   bab 2655 ten sonra 2657

ALLAHA VARMAK GİBİ BİR DERDİ OLMAYANLARIN

CEHENNEME GİDECEĞİ

EŞREFİ RUMİ HZ.

Bu derdimden inler idim derdim bana derman imiş

Biderd olan kimselerin den adı müslüman imiş

 

Biderd olan insan değil hiç ameli olmaz kabul

Derdsiz kişi bu alemde bir yularsız hayvan imiş

 

Derdsizleri görür gözüm yanar içim göner özüm

Ki ol biçare görsüzün kılavuzu şeytan imiş

 

Gel Dost derdine düş yürü biderd olandan gen yürü

Biderd olanların yeri cehennemde katran imiş

 

Kim ki bu derde düşmedi bir mürşide erişmedi

Çiğdir ol dahi pişmedi pes süstliği andan imiş

 

Gelsin derdli aşık kanı versin canı alsın ayrı

Dost yoluna olmak fani aşıklara erkan imiş

 

Eşrefoğlu Rumi senin gün gün artsın derdin hemin

Çün katında bu dünyanın varı yoğu yeksan imiş

 

Bunun fani lezzetine aldanmagıl şöhretine

Mağrur olma devletine hilesi çok fettan imiş

Hoştur bana senden gelen

Ya hil'attır yahut kefen

Ya taze gül yahut diken

Senden hem ol hoş hem bu hoş

 

Halimi bir dem soragel

Diler isen bağrımı del

ey lutfu hem kahrı güzel

Senden hem ol hoş hem bu hoş

21 / ENBİYA - 35
Bütün nefsler, ölümü tadıcıdır. Sizi, hayır ve şerr fitneleri ile imtihan ederiz. Ve Bize döndürüleceksiniz.

   Allah hepinizden razı olsun       FERHAT BAŞTUĞ “www.ferhatbastug.com”

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile